YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6270
KARAR NO : 2021/5780
KARAR TARİHİ : 01.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanıklardan Yıldıray hakkında müşteki …’ya karşı silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda tarafların farklı beyanlarda bulunması karşısında, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilemediği, mahkemenin kabulünün de bu yönde olduğu, CGK’nın 22.10.2002 tarih, 2002/4-238 Esas ve 2002/367 sayılı kararı gereğince şüpheli kalan bu husus nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi uyarınca tahrik hükümlerinin uygulanmasında TCK’nin 3. maddesinde belirtilen cezada orantılılık ilkesi gereğince asgari (1/4) oranında indirim yapılması gerekirken (1/2) oranında indirim yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından,
b) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bu hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanıklardan Yıldıray hakkında mağdur …’a karşı silahla tehdit suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunlukları yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı TCK’nin 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin iptal kararı dikkate alınarak infaz aşamasında gözetilebileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
5237 sayılı TCK’nin 51/3. maddesindeki “cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanık hakkında mahkum olunan ceza süresinden daha az denetim süresi belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.05.2010 tarih ve 2010/4-87 Esas – 2010/112 sayılı kararında belirtildiği üzere, aleyhe değiştirme yasağı kapsamına girmediği anlaşılmakla, CMUK’un 322. maddesi gereğince, hükmün TCK’nin 51/3. maddesi gereğince denetim süresi belirlenmesine ilişkin fıkrasından “1 yıl” ibaresi çıkartılarak yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanıklar Yıldıray ve Metin hakkında müşteki Gökan’a karşı silahla kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a) Adli Tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ile ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, müştekinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin (4.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre cezada orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/2) oranında artırım yapılması suretiyle sanıklara fazla ceza tayini,
b) TCK’nin 51/3. maddesindeki “cezası ertelenen hükümlü hakkında, bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere, bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı, mahkûm olunan ceza süresinden az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, sanıklar hakkında mahkum olunan ceza süresinden daha az olmak üzere 1 yıl denetim süresi belirlenmesi,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.