Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/641 E. 2021/6451 K. 08.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/641
KARAR NO : 2021/6451
KARAR TARİHİ : 08.04.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Beraat

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Mağdur çocuğun zorunlu vekilinin duruşmada sanığın cezalandırılmasını talep ettiği, katılma hususunda beyanda bulunmadığı ancak duruşmalara katılarak yerel mahkeme hükmünü temyiz ettiği, kanun yolunda davayı takip iradesini eylemli olarak ortaya koyduğu anlaşıldığından, 5271 sayılı CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğundan, tebliğnamenin red istemli görüşüne iştirak edilmeyerek, mağdur çocuğun zorunlu vekilinin 5271 sayılı CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılan vekili olarak katılmasına karar verilerek işin esasına ilişkin yapılan incelemede;
1)Sanığın kızını korumak için tedip hakkını kullanmak amaçlı soba demiriyle bacağına vurduğuna dair ikrar içeren savunması, tanık ve müşteki beyanları, … … Emre Devlet Hastanesi’nin 18.02.2016 tarihli ”Genel durum iyi, şuur ve bilinç açık olan şahsın yapılan muayenesinde sol zigomaticde şişlik, boyun bölgesinde ön kısmında ekimoz, sol femur ön yüzde şişlik ve kızarıklık mevcuttur. Diğer fizik bulguları doğaldı. Şuanki haliyle hayati tehlikesi yoktur. BTM ile iyileşebileceğini bildirir kati hekim raporudur” şeklindeki müştekinin beyanıyla uyumlu yaralanmasını ortaya koyan doktor raporundaki tespitler ile tüm dosya içeriğine göre, sanığın müşteki kızını soba demiriyle yaraladığı sabit olduğu halde yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi,

2)Sanığın yargılama konusu eyleminin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylem yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası”na ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’nun 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01.01.2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesi’nin, 19.08.2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No:126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.
-2-