YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6479
KARAR NO : 2021/10504
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 27/11/2019
MAKTUL : …
SUÇ : Kasten öldürme.
HÜKÜMLER :1)Sanık … hakkında; maktül …’a karşı kasten öldürme suçundan, TCK’nin 81/1, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine dair;… 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarih, 2018/240 Esas ve 2019/76 Karar sayılı kararı.
2) İstinaf talebinin esastan reddine dair … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarih, 2019/4477 Esas ve 2019/2797 Karar sayılı kararı.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Sanık … hakkında maktül …’e karşı kasten öldürme suçundan … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.03.2019 tarih, 2018/240 Esas ve 2019/76 Karar sayılı kararıyla TCK’nin 81/1, 29, 62, 53 maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı mahkemenin bir üyesi tarafından sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği yönünde muhalefet şerhi yazıldığı, duruşma savcısının da aynı doğrultuda sanık … hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği yönünde mütala beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece verilen bu hükmün yasal süresi içinde sanık, katılan sanıklar müdafileri, Cumhuriyet Savcısı ve katılan tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 27.11.2019 tarih, 2019/4477 Esas ve 2019/2797 Karar sayılı kararıyla istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesinin esastan red kararının sanık müdafi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 07.12.2020 tarih 2020/1552 Esas ve 2020/3225 Karar sayılı kararıyla istinaf mahkemesinin esastan red kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Bu karara dairenin iki üyesi tarafından sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiği görüşüyle muhalefet şerhi yazılmıştır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 10.07.2012 gün ve 2012/280, 2012/928 sayılı kararı ile 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava Ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında” Kanunun 99. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 308. maddesinde yapılan değişiklik ve 101. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 5. madde uyarınca itiraz hakkında karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmakla;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 308. maddesinin 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası uyarınca yapılan incelemede; Dairemizce verilen 07.12.2020 tarih 2020/1552 Esas ve 2020/3225 Karar numaralı karar usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14/06/2021 gününde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere;
Sanık … ile katılan … arasında kız meselesinden dolayı husumet bulunduğu, …’in sürekli olarak …’ı tehdit ettiği, bir süre sonra …’ın yanında çalıştığı …’ü de hedef almaya başladığı ve ikisini de tehdit ve hakaret ettiği, şikayet üzerine bu tehdit eylemleri nedeniyle … hakkında soruşturma başlatıldığı.
Her iki tarafı da tanıyan ve olay çıkmaması için çaba sarf eden tanık …’e … tarafından olay günü gönderilen mesajda “… ile geliyorum, 5 dk’ya ordayım, Allah rızası için karışma” dediği ve …’ın çalışmakta olduğu …’e ait kafeye gelerek …’la tartıştığı ve …’a “açık açık söylüyorum ya sen beni öldürürsün ya da ben ikinizi öldürürüm” diye tehditte bulunduktan sonra çıkan tartışmada …’ın tabanca ile …’i ayaklarına ateş ederek yaraladığı ve kaçtığı, bu arada …’in …’la buluşmaya gittiğini öğrenen …’in …’in kardeşleri olan … ve …’a haber vermesi üzerine, …’in tabanca, …’ın ise tüfek alarak her üçünün araçla olay yerine geldikleri, silah sesini duyan sanık …’ün olay yerine doğru yürüdüğü, aynı anda olay yerine gelen …, … ve …’le karşılaştığı, …’ın elinde tüfekle …’in ise tabanca ile araçtan indiği, tanık …’in araya girerek olay çıkmaması için çaba gösterdiği, ancak … ve …’in kardeşlerinin yerde yaralı yattığını görmeleri üzerine …’e ateş etmeye başladıkları ve …’ü kafasından yaraladıkları, …’ün de üzerinde taşıdığı tabancayı çıkartarak onlara doğru ateş ederek karşılık verdiği, …’in aldığı isabetle öldüğü sübut bulmuştur.
Sayın çoğunluk maktul …’in haksız tahrik altında kasten öldürülmesine ilişkin sanık …’ün TCK.nin 81, 29. maddeleri gereğince cezalandırılmalarına ilişkin hükmün isabetli olduğuna karar vermiş ise de bu karara iştirak etmiyoruz, şöyle ki;
Gerek dosyada bulunan mesaj kayıtlarından, video kayıtlarından ve tanık anlatımlarından anlaşılacağı üzere sanığın, …’in yoğun tehditlerine maruz kaldığı, sanığın adli merciilere başvurmasına rağmen …’in tehditlerine devam ettiği, gerek sözlü, yazılı olarak ve gerekse iş yeri etrafında dolanıp silah göstermek suretiyle tehditlerine devam ettiği, tehditlerden korkan sanık … ve …’ın bir saldırı olması durumunda kendilerini korumak için birer adet silah temin ederek silah taşımaya başladıkları, olay günü de …’in yanına bir av tüfeği alarak işyerine geldiği ve …’ı arabaya bindirip götürmek istediği, ancak …’ın arabaya binmeyi kabul etmemesi üzerine, …’ı yine tehdit ettiği, yaşanan tartışmada …’ın korkup …’in ayaklarına doğru ateş ettiği, …’ın … tarafından vurulduğunu düşünerek olay yerine giden sanık …’ün, başka bir araçla olay yerine gelen araçtan silahlarla inen mağdurlarla karşılaştığı, mağdurların tehditlerine rağmen henüz silahını kullanmadığı, ancak kardeşlerinin … tarafından yaralandığını düşünen mağdurlar … ve …’in tabanca ve tüfekle …’ü hedef alarak ateş etmeye başlamaları üzerine sanığın da silahla karşılık vermekten ibaret eyleminde, daha önce yapılan tehditler hemen öncesinde yaşanan olay ve mağdurların kendisini öldürecekleri korkusu ile devam eden saldırıyı başka türlü def etme imkanı olmadığından, saldırı ile orantılı olarak ateş etmesinin TCK.nin 25/1. maddesinde düzenlenen meşru savunma hali olduğu ve bu nedenle itirazın kabul edilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun kararına muhalefet ediyoruz.