Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6665 E. 2021/13313 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6665
KARAR NO : 2021/13313
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

KATILANLAR : …, …, …, …, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇLAR : Tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, silahla tehdit, kasten yaralama, konut dokunulmazlığını ihlal etme, mala zarar verme
HÜKÜMLER : 1) Sanık hakkında katılan …’ı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan; TCK’nin 82/1-a, 35, 62, 53, 54, 63. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası,
2) Sanık hakkında katılan …’u silahla tehdit suçundan; TCK’nin 106/2-a, 43, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis cezası
3) Sanık hakkında katılan …’yi silahla tehdit suçundan; TCK’nin 106/2-a, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası
4) Sanık hakkında katılan …’u kasten yaralama suçundan; TCK’nin 86/2, 62, 53. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası
5) Sanık hakkında katılan …’e karşı konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan; TCK’nin 116/1, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası
6) Sanık hakkında katılan …’e karşı mala zarar verme suçundan; TCK’nin 151/1, 62, 53, 63. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasına mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili, tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden re’sen
TÜRK MİLLETİ ADINA
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık müdafiinin süresinden sonra talep ettiği duruşmalı inceleme isteminin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesine göre reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın üzerine atılı suçların sübutu kabul, tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçu dışındaki suçlar yönünden oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç nitelikleri tayin, takdiri indirim sebebinin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, sanığın savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip reddedilmiş, kurulan hükümlerde bozma nedenleri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin; suçun taksirle işlendiğine, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, ceza miktarlarına, katılan kurum vekilinin; üst sınırdan, takdiri indirim hükümleri uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddi ile;
1) Sanık … hakkında katılanlar … karşı silahla tehdit, katılan …’a karşı kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yönünden; hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında katılan …’a karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs, katılan …’e karşı konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz istemleri yönünden;
Katılan kurum vekilinin sanık hakkında katılan …’a karşı işlenen suç yönünden aleyhe temyize geldiği, katılan …’e karşı eylemler yönünden temyiz isteminin bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılan …’e karşı konut dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden; … Ceza Genel Kurulunun 27/09/2018 tarih, 2016/18-1137 Esas ve 2018/385 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, konuta girmek için eşya aleyhine gerçekleştirilen eylemlerin, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçunda “cebir” kullanılması niteliğinde olmadığı, bu nitelikli halin oluşması için cebrin kişiye karşı kullanılmasının gerektiği, sanığın, katılanın evinin kapısına tekme atarak kırmak suretiyle içeri girdiği olayda “cebir” kavramı eşyaya yönelik eylemleri kapsamadığından, sanık hakkında koşulları oluşmadığı gerekçesiyle TCK’nin 116/4. maddesinin uygulanmamasının isabetli
olduğu ve yine cebrin eşya aleyhine kullanılması nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçunun unsuru olmadığı ve bu itibarla sanık hakkında mala zarar verme suçundan ayrıca mahkumiyet hükmü kurulmasında da bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
a) Sanık hakkında katılan …’e karşı TCK’nin 116/1-4 maddesi gereğince konut dokunulmazlığının ihlali ile TCK’nin 151. maddesi gereğince mala zarar verme suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinde mala zarar verme suçunun uzlaşma kapsamında bulunmaması ve 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi gereğince, konut dokunulmazlığının ihlali suçunun bu suç ile birlikte aynı katılana karşı işlenmesi nedeniyle, her iki suç yönünden de uzlaştırmanın mümkün olmadığı anlaşılmış ise de; sanığın üzerine atılı TCK’nin 151. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı, bu nedenle CMK’nin 253/3. maddesinin uygulanma koşullarının ortadan kalktığı, sanığın mahkumiyetine karar verilen ve temyiz incelemesine konu edilen konut dokunulmazlığının ihlali suçunun da uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince her iki suç yönünden uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
b) Sanık hakkında katılan …’a karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; suçun tasarlanarak işlendiğinin kabulü için, sanığın eylemini gerçekleştirmeye olay tarihinden önce karar vermesi, kararında sebat ve ısrar göstermesi, karar ile icra arasında makul bir süre geçmesinin gerektiği, oysa somut olayda sanığın, katılan …’a karşı önceden aldığı karar doğrultusunda silahla tehdit ve basit yaralama eylemlerini gerçekleştirdikten sonra, elindeki tüfekle doğrudan yukarı çıkarak katılan …’ın bulunduğu ikametin kapısını sert bir tekme atarak kırmak suretiyle içeriye girdiği ve hiçbir şey söylemeden bitişik atış mesafesinden kafasını hedef alıp av tüfeğiyle bir el ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettiği olayda, sanığın, katılan …’ı öldürme kararını ne zaman aldığının ve şarta bağlı olup olmadığının kesin şekilde tespit edilemediği, oluşa ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın, katılan …’a karşı olan öfkesi devam etmekte iken katılan …’ı öldürme kararını verdiğinin ve eylemini gerçekleştirdiğinin kabulü gerektiği, somut olayda TCK’nin 82/1-a maddesi gereğince “tasarlama” koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, “öldürmeye teşebbüs” suçundan TCK’nin 81, 35. maddeleri uyarınca hüküm kurulması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı biçimde “tasarlayarak öldürmeye teşebbüs” suçundan aynı Kanun’un 82/1-a, 35. maddeleri uyarınca hüküm kurulması suretiyle fazla ceza tayini,
c) Sanık hakkında katılan …’a karşı tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan mahkumiyet hükmü yönünden; kendisini vekille temsil ettiren katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin ve katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, kısmen re’sen de temyize tabi olan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin REDDİNE, 13.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.