YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6740
KARAR NO : 2021/8390
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın tekerrüre esas… Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2009 tarihli ve 2009/13 Esas, 2009/475 Karar sayılı ilamı bulunmasına rağmen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereği tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada sanık hakkında… Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/118
numaralı iddianame ile TCK’nin 125/1-4 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın olay günü alkollü olan müştekiyi kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 86/2 maddesi kapsamında kaldığı halde, mahkemenin hataya düştüğü ve müştekinin kendisini savunamayacak durumda olduğu kabul edilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/3-b maddesinin uygulanarak fazla ceza tayin edilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanığın olay günü alkollü olan müştekiyi kasten yaralama eyleminin 5237 sayılı TCK’nin 86/2 maddesi oluşturduğu ve TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun uzlaşmaya tabi olması karşısında; soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşmayı kabul edip etmediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla,
taraflar arasında öncelikle 5271 sayılı CMK’nin 6763 sayılı Kanun ile değişik 253 ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma girişiminde bulunulması, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması üzerine yargılamaya devam olunarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
3) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmiş olması ve 15/04/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine ”ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen ”denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibareleri nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.