Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6843 E. 2021/5991 K. 05.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6843
KARAR NO : 2021/5991
KARAR TARİHİ : 05.04.2021

Basit yaralama suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.09.2020 tarihli ve 2020/19034 soruşturma, 2020/5937 esas, 2020/3931 sayılı iddianamenin şüpheli hakkında tanzim edilen adli raporda yaralamanın basit tıbbi müdahale ile giderilip giderilmediğine ilişkin bir tespitin bulunmadığı gerekçesiyle iadesine dair Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.10.2020 tarihli ve 2020/244 iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.10.2020 tarihli ve 2020/325 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.01.2021 tarihli ve 2020/17789 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2021 tarihli ve 2021/11577 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre müştekinin sol yanak üst ve gözünün alt kısmından yaralanması şeklinde gerçekleşen somut olay neticesinde başlatılan soruşturma kapsamında, Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen 22.07.2020 tarihli adli rapor dayanak alınarak, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame tanzim edilmesini müteakip, Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesince “müşteki hakkında düzenlenen adli raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı konusunda bir tespit bulunmadığı, bu rapora istinaden iddianame tanzim edildiği, bu şekilde suçun subutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadığı” gerekçesiyle iddianamenin iade edilmesi üzerine, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığınca adli raporun yeterli bulunmaması halinde kovuşturma aşamasında yeniden rapor aldırılabileceğinden bahisle yapılan itirazın mercii Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesince reddine karar verilmiş ise de;
7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 24. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, anılan Kanun’un 251/1. maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.”

şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olay kapsamında düzenlenen 22/07/2020 tarihli adli raporda sadece “hayati tehlike yok” şeklinde bir açıklamaya yer verilerek yaralamanın niteliği hususunda bir değerlendirme yapılmadığı anlaşılmakla, basit yargılama usulünün adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda uygulanabilmesi karşısında, anılan rapor uyarınca mağdurun yaralandığı sübut bulmakla birlikte, yaralamanın niteliğinin 5237 sayılı Kanun’un 86 ve 87. maddelerini karşılayacak şekilde belirlenmediği, bu durumda atılı suçun basit yargılama usulüne tabi suçlardan olup olmadığı hususunun tespitinin mümkün olmadığı ve bu yöne ilişkin tespitin de iddianamenin kabulü aşamasından önce yapılması gerektiği gözetilmeden itirazın bu yönden reddi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 170/2. maddesine göre; soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler. CMK’nin 170/3. maddesinde; iddianamede nelerin gösterileceği düzenlenmiş; CMK’nin 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hallerde iadesine karar verileceği açıklanmıştır.
İncelenen dosya içeriğine göre; Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 21.09.2020 tarihli ve 2020/19034 soruşturma, 2020/5937 esas, 2020/3931 sayılı iddianamesi ile şüpheli hakkında kasten basit yaralamadan kamu davası açılmıştır. İddianamenin iadesi kararında belirtilen “müşteki hakkında Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenmiş 22.07.2020 tarihli adli raporda yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olup olmadığı konusunda bir tespit bulunmadığı, bu rapora istinaden iddianame tanzim edildiği, bu şekilde suçun subutuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan iddianame düzenlendiği” şeklinde gerekçelerin CMK’nin 174/1-b maddesi uyarınca suçun sübûtuna doğrudan etki edecek nitelikte olmadığı açıktır. Öte yandan, basit yargılama usulüne ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 251/2. maddesinin son cümlesinde toplanması gereken belgelerin, ilgili kurum ve kuruluşlardan talep edileceği düzenlenmiştir. Böylece yargılama aşamasında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilmesi halinde mağdurun adli raporundaki eksikliğin mahkemece giderilmesi mümkün bulunmaktadır. Mahkeme adli rapor aldıktan sonra suçun basit yargılama usulü kapsamında olmadığını tespit ederse yargılamaya genel hükümlere göre devam edecektir.
Böylece, iddianamenin iadesine ilişkin karara yönelik itirazın kabulüne ilişkin mercii kararında isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.