YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7289
KARAR NO : 2021/8391
KARAR TARİHİ : 20.05.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, silahla tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında katılan …’ı kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Katılanın yaralanmasına ilişkin … Devlet Hastanesince düzenlenen 29.11.2014 tarihli raporda “Karın ön yüzde sağ tarafta 1 cm boyutunda düzgün sınırlı 3-4 cm derinliğinde cilt kesisi, hayati tehlikesi vardır”, aynı hastanenin 20.01.2015 tarihli raporunda da hayati tehlikenin hangi şekilde gerçekleştiğine ilişkin bir açıklamaya yer verilmediğinin görülmesi karşısında; katılandaki yaralanmanın hayati tehlikeye ne şekilde yol açtığına ilişkin raporlarda açıklık olmadığı gözetildiğinde, katılana ait tüm tedavi evrakları, geçici ve kat’i raporları temin edilip en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne gönderilerek, özellikle söz konusu yaralanmanın hayati tehlike oluşturup oluşturmadığı, oluşturması halinde hayati tehlikeye ne şekilde yol açtığına ilişkin hususu gösterir şekilde, 5237 sayılı TCK’nin 86 ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre yaralanmasının niteliği konusunda duraksamaya yer vermeyecek kati raporu alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddelerinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001)
kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK’nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre ceza miktarı belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 87/1-d maddesinin tatbiki neticesinde, ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkartılması gerekirken; doğrudan TCK’nin 87/1-d-son maddesi işaret edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle TCK’nin 61. maddesine aykırı davranılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,
2) Sanık … hakkında katılanlara karşı silahlı tehdit suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Uyap’tan alınan kayda göre, sanığın mahkemenin hüküm tarihinden sonra temyiz inceleme tarihinden önce 31.03.2020 tarihinde öldüğü anlaşıldığından, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi gereğince düşürülmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, katılanlar vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.