YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7434
KARAR NO : 2021/5989
KARAR TARİHİ : 05.04.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 456/4. maddesi gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 21.10.2008 tarihli ve 2007/73 Esas, 2008/42 Karar sayılı kararının 17.11.2008 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın 14.05.2012 tarihinde işlediği kasıtlı bir suçtan mahkûmiyetine karar verildiğinin ihbar edilmesi üzerine yapılan yargılama neticesinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 18.09.2013 tarihli ve 2013/61 Esas, 2013/171 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 14.01.2021 tarihli ve 2020/14465 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.02.2021 tarihli ve 2021/14813 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetilmeden, denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılan sanık hakkında hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanık hakkında İncesu Asliye Ceza Mahkemesinin 28.11.2005 tarih ve 2004/56 Esas 2005/153 Karar sayılı ilamı ile 765 sayılı TCK’nin 456/4. maddesi gereğince verilen 2 ay hapis cezasının 647 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince 720,00 TL adli
para cezasına çevrildiği, hükmün sanık tarafından temyizi üzerine CMK’nin 231. maddesi yönünden değerlendirilmesi gerekçesi ile Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 26.09.2007 tarih ve 2007/8374 Esas 2007/12002 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle mahkemece açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilmiş ise de; Ceza Genel Kurulu’nun 09.02.2016 tarih ve 2014/71 Esas, 2016/42 Karar sayılı ilamı gereğince sanığın 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkı nedeniyle hükmedilecek cezanın 720,00 TL adli para cezasından fazla olamayacağının gözetilmesinde zorunluluk bulunması hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma isteminin incelenmesine, 05.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.