YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7444
KARAR NO : 2021/6677
KARAR TARİHİ : 13.04.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, tehdit, hakaret, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
T
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) Sanık … Baştürk hakkında kasten yaralama ve 6136 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, aynı Kanun’un 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup temyizi mümkün bulunmadığından ve itiraz mercii tarafından tetkik edilerek itiraz hakkında karar verildiği anlaşıldığından, temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Katılan sanık … Baştürk müdafiinin sanıklar …, … ve … hakkında hakaret suçundan, sanık … hakkında ise tehdit suçundan verilen kararlara yönelik katılan sıfatıyla temyiz isteminin incelenmesinde;
UYAP sisteminden alınan nüfus kayıt örneğine göre, katılan …’ün hükümden sonra, temyiz incelemesinden önce 30.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması nedeniyle, 5271 sayılı CMK’nin 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kalacağı gözetilerek, Dairemizin 23.12.2020 tarih ve 2020/14284 Esas, 2020/20061 Karar sayılı ilamı ile katılanın mirasçılarına hükmü temyiz etme imkanı tanınması için gerekçeli kararın tebliğine karar verildiği, mahkemece gerekçeli kararın katılanın mirasçılarına tebliğ edilmesine rağmen, mirasçıların süresi içerisinde temyiz isteminde bulunmadıkları ve kamu davasına katılma yönünde iradelerini ortaya
koymadıkları anlaşılmakla, katılanın hükmü temyiz ettikten sonra ölmesiyle 5271 sayılı CMK’nin 243. maddesi uyarınca katılmanın hükümsüz kalması ve mirasçılarının da katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılmamaları karşısında, katılanın temyiz talebinin 5271 sayılı CMK’ nin 298/1. maddesi uyarınca REDDİNE,
3) Sanıklar … ve … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanıklar hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetlerinin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Sanık … Baştürk hakkında katılanlar … ve …’e yönelik hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile sanıklar …, … ve … hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kayıt örneğine göre, sanık … Baştürk’ün mahkemenin hüküm tarihinden sonra, temyiz inceleme tarihinden önce 30.03.2020 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun mahkemesince araştırılarak, kamu davasının 5237 sayılı TCK’nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülüp düşürülmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) Sanıklar …, … ve …’nın aşamalarda değişmeyen istikrarlı savunmaları ile üzerlerine atılı tehdit suçunu kabul etmediklerini savunmaları, tanıklar tarafından tehdit eyleminin doğrulanmaması, oluş ve tüm dosya kapsamı karşısında sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre;
c) Sanık … hakkında kasten yaralama ve tehdit suçlarından uygulama yapılırken … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/06/2003 gün 2002/234 Esas – 2003/85 Karar sayılı kararına konu uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçundan aldığı mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak, sanık hakkında TCK’nin 58. maddesi uygulanmış ise de; 07.07.2005 tarihinde ek karar ile uyarlama yapıldığı, hükmedilen 4 yıl 2 ay hapis cezasının yerine getirme tarihinin 18.11.2009 olduğu, infaz tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra 01.07.2013 tarihinde dava konusu edilen suçun işlendiğinin anlaşılması karşısında, bu ilamın TCK’nin 58. madde uygulamasına esas alınamayacağının gözetilmemesi,
d) Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık … müdafiinin, katılan sanık …’nın ve sanık …’in temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.