YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7483
KARAR NO : 2021/12542
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;14.07.2021 tarih 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 23.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 251.maddesine eklenen “175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
1)Sanık hakkında hüküm kurulurken, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Hadjianastassiou/Yunanistan, 16.12.1992; … de Hurk/Hollanda, 19.04.1994; Hiro Balani/İspanya 09.12.1994; Ruiz Torija/İspanya, 09.12.1994) kararlarında, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141/3. maddesinde, 5271 sayılı CMK’nin 34, 230 ve 289. maddeleri ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/05/2015 tarih ve 2014/145 Esas sayılı kararı uyarınca, mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olması ve Yargıtay’ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken bu ilkelere uyulmadan gerekçeden yoksun olarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2)Her ne kadar iddianamede sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddeleri ile sevk yapılmış olsa da, sanık üzerine atılı kasten yaralama suçunun silah niteliğinde herhangi bir cisim ile işlenmediği ve mağdurun da sanığın üvey babası olduğu anlaşılmakla, TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; sanık ile mağdur arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 86/3-a maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
4)Sanık savunmaları, mağdur ve tanık beyanlarında, mağdurun sanığın üvey evladı olduğu belirtilmesine göre, evlatlık olan sanığa, üvey babası olan müştekiye karşı işlemiş olduğu kasten yaralama eyleminden dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-a maddesi uyarınca artırım uygulanarak yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş ise de 5237 sayılı Kanun’un 86/3-a maddesinde belirtilen üst soy hısımlığının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 17. maddesinde belirtilen kan hısımlığı olduğu, üvey babanın ise aynı Kanun’un 18. maddesi kapsamında kayın hısımı olup, kan hısımı olmadığı nazara alındığında, sanık hakkında uygulanan temel ceza üzerinden TCK’nin 86/3-a maddesi uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.