Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/7831 E. 2021/6526 K. 12.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7831
KARAR NO : 2021/6526
KARAR TARİHİ : 12.04.2021

Mağdur …’nu kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun’un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine ve 1 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.02.2021 tarihli ve 2021/64 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli ve 2021/23675 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Her ne kadar 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme gereğince, 5237 sayılı Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddelerinde düzenlenen suçun faili suça sürüklenen çocuk olduğu durumlarda anılan düzenleme uyarınca söz konusu suçun uzlaştırma kapsamında kaldığı, bu halde kanuni değişiklik öncesi yargılamaya konu suçun uzlaştırma kapsamında olmaması nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaştırma teklifinin geçerliliğinden de söz edilemeyeceğinden, bu hususta karar tarihinden sonra yürürlüğe giren değişiklik gereğince mahallinde uyarlama yargılaması yapılabileceği düşünülerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1) Kayden 02.04.2001 doğumlu olup, suçun işlendiği 15.11.2015 tarihinde 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerekirken, 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde,
2) Nüfus kaydına göre 02.04.2001 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun 18 yaşını tamamlamış olduğu gözetilmeden, hükmün verildiği 12.11.2020 tarihli oturumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 182/1 ve 185/1. maddelerine aykırı olarak açık yerine kapalı yapılması suretiyle aleniyet ilkesinin ihlal edilmesinde,

3) Suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 1 yıldan az süreli hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı TCK’nin 86/2, 86/3-e maddesinde düzenlenen silahla kasten yaralama suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekmektedir.
Bununla birlikte; 02.04.2011 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 15.11.2015 tarihinde 12-15 yaş grubunda olduğu halde, yaş küçüklüğü nedeniyle cezasından 5237 sayılı TCK’nin 31/2. maddesi gereğince (1/2) oranında indirim yapılması gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nin 31/3. maddesine göre (1/3) oranında indirim yapılarak fazla ceza belirlenmiştir.
Ayrıca, kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 50/2. maddesi gereğince hapis ve adli para cezasının seçenek olarak düzenlendiği durumda hapis cezasının tercih edilmesi halinde bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilip, suç tarihinde suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesindeki yasal zorunluluk gereğince TCK’nin 50/2. maddesi dikkate alınarak adli para cezası dışında TCK’nin 50/1. maddesindeki seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi de zorunludur.
Öte yandan, talepnamedeki (2) numaralı talep içeriğinde belirtilen hususun aksine dosya kapsamına göre suça sürüklenen çocuğun yaşı nedeniyle kapalı yapılması gereken 28.04.2016 tarihli hükmün açıklandığı oturumun açık yapılmasının bu aşamada telafisi mümkün bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen (1) ve (3) numaralı düşünceler yerinde görüldüğünden; suça sürüklenen çocuk hakkında mağdur …’nu kasten

basit yaralamadan Gebze 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.04.2016 tarihli ve 2016/8 Esas, 2016/535 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.