Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/7840 E. 2021/6527 K. 12.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7840
KARAR NO : 2021/6527
KARAR TARİHİ : 12.04.2021

Kasten yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına dair … Çocuk Mahkemesinin 27/01/2012 tarihli ve 2011/306 Esas, 2012/31 sayılı Kararının 07/02/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 03/10/2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 31/3, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Çocuk Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli ve 2020/65 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 16.02.2021 tarihli ve 2020/20493 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.03.2021 tarihli ve 2021/23689 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre,
1) 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” düzenleme nazara alındığında, somut olayda suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçun uzlaşma kapsamında kaldığı cihetle, 5271 sayılı Kanun’un 254. maddesine göre dosyanın öncelikle uzlaştırma bürosuna gönderilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2) 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesinde “(1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hakimleri veya Cumhuriyet savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin

mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhal tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hakimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi kararda gösterilir.” hükmü yer almasına rağmen, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanun’un 35/1. maddesine göre sosyal inceleme raporu alınmadan veya aynı maddenin 3. fıkrasına göre bu yönde inceleme yaptırılmamasının gerekçesi de kararda gösterilmeden hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
15-18 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu 19.05.2011 tarihinde işlediği, 27.01.2012 günü mahkemesince savunmasının alındığı, suça sürüklenen çocuk hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 07.02.2012 tarihinde kesinleştiği, 03.10.2013 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen son işlem olan savunmanın alındığı 27.01.2012 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi gereğince 07.02.2012 ilâ 03.10.2013 tarihleri arasında durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 03.10.2013 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; 27.01.2012 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde 23.01.2019 tarihinde 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddeleri gereğince 5 yıl 4 aylık asli dava zamanaşımı süresinin dolmuş bulunması hususunun da kanun yararına bozma sebebi yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, takdir hakkı kullanıldıktan sonra diğer kanun yararına bozma istemlerinin incelenmesine, 12.04.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.