Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/8314 E. 2021/10824 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8314
KARAR NO : 2021/10824
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, basit yaralama ve hükümlü veya tutuklunun kaçması suçlarından Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2016 tarihli ve 2016/2083 değişik iş sayılı içtima kararıyla 44 yıl 84 ay 30 gün hapis cezasına hükümlü … hakkında, Giresun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen 11/09/2019 tarihli ve 2019/6602 sayılı müddetnameye karşı yapılan itirazın kabulüne ve hükümlü hakkındaki infazın 28 yıl üzerinden yapılmasına dair Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli ve 2014/34 esas, 2014/41 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.
Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 27/03/2014 tarihli ve 2013/23991 esas, 2014/11585 karar sayılı ilamında, “…her ne kadar 5275 sayılı yasanın 108. maddesinde birden fazla süreli hapis cezasına mahkûm olan mükerrir hükümlüler için, koşullu salıverme açısından, infaz kurumunda fiilen geçirilecek sürenin üst sınırı belirlenmemiş ise de, mükerrir olunulan mahkûmiyetler için 108/1-c maddesine göre 3/4, tekerrür hükümleri uygulanmayan cezalar için 107/2 maddesi uyarınca 2/3 oranı üzerinden hesaplanacak toplam hapis süresinin, aynı Kanunun 107/1-3-(e) maddesinde öngörülen 28 yılı aşması halinde, öncelikle koşullu salıvermeye esas infaz sürenin 28 yıl olarak sınırlandırılması ve müteakiben, mükerrir olunulan her bir ceza üzerinden hesap edilip mecmu alınan, tekerrür nedeniyle ilave edilecek toplam müddetin, tekerrüre esas alınan hapis cezasını geçtiğinin anlaşılması karşısında, aynı kanunun 108/2. maddesi uyarınca tekerrüre esas olan 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezasının, her bir ceza süresine değil, 28 yıl olarak alınan koşullu salıverme süresine eklenmesi suretiyle hükümlünün cezaevinde kalacağı sürenin belirlenmesi gerektiği halde, mükerrir olunulan ve mükerrir olunmayan cezalarda yasal indirimler yapıldıktan sonra çıkan toplam sürenin koşullu salıvermeye esas alınmak cihetiyle müddetname tanzimine yapılan itirazın, bu yönden kabulü yerine yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.11.2012 gün ve 2012/1716 müteferrik sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA…” şeklinde belirtiliği üzere,
Somut olayda, anılan suçlardan mahkumiyetine ve cezalarının 13 yıl 64 ay 30 gününün mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilen hükümlünün, cezalarının Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/02/2016 tarihli ve 2016/2083 değişik iş sayılı içtima kararıyla 44 yıl 84 ay 30 gün hapis cezası olarak toplanmasını müteakip, her ne kadar 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde birden fazla süreli hapis cezasına mahkûm olan mükerrir hükümlüler için, koşullu salıverme açısından, infaz kurumunda fiilen geçirilecek sürenin üst sınırı belirlenmemiş ise de, 5275 sayılı Kanun’un 107/3-e maddesinde yer alan “Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken süre;..e) Birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet hâlinde en fazla yirmisekiz, yıldır” şeklindeki düzenleme ile aynı Kanun’un 108/2. maddesinde yer alan, “(2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz” şeklindeki düzenlemeye nazaran, koşullu salıvermeye esas infaz sürenin 28 yıl olarak sınırlandırılması sonrasında, mükerrirliğe esas alınan ve en ağır ceza olan sanığın mahkumiyetine dair İstanbul 46. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/12/2009 tarihli ve 2007/426 esas, 2009/1377 sayılı kararında yer alan 1 yıl 8 ay hapis cezasının, 28 yıl olarak alınan koşullu salıverme süresine eklenmesi suretiyle cezaevinde kalınacak sürenin belirlenerek müddetname düzenlenmesi gerektiği cihetle, itirazın belirtilen nedenle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 01/03/2021 gün ve 94660652-105-28-915-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar tarihinden sonra 14.04.2020 tarihinde kabul edilen 15.04.2020 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 49. maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesinde değişiklik yapılmış ise de; kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmış olup;
Hükümlünün cezalarının süreli hapis cezası olması sebebiyle koşullu salıverilme süresinin 5275 sayılı Kanun’un 107/3-e maddesine göre yirmisekiz yıl olacağı ve aynı Kanun’un 108/2. maddesine göre de, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırı olması ve sonuçta infaz kurumunda geçirilecek toplam sürenin bu şekilde belirlenmesi gerektiğinden kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/12/2019 tarihli ve 2014/34 esas, 2014/41 sayılı ek kararının 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.