YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8653
KARAR NO : 2021/10258
KARAR TARİHİ : 10.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, yerel mahkemenin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bozma kararı üzerine verdiği direnme kararındaki gerekçenin hukuka uygun bulunmadığı görülmekle birlikte;
Sanığın yargılama konusu eylemi, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin ise de, aynı dosyada temyize konu olmayan sanık … hakkında Kars Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 2015/1428 numaralı iddianame ile TCK’nin 106/2-a maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle dava açıldığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesinin “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükmü karşısında, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanamayacağından; tebliğnamenin bu husustaki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanık hakkında katılana yönelik kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak, 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş olduğu ve sanığa isnat edilen TCK’nin 86/2. maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçunun mağdurunun farklı olması nedeniyle uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçundan uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
2) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, Kars (Kapatılan) 1.Sulh Ceza Mahkemesinin 15.05.2013 tarihinde kesinleşen, 13/03/2013 tarih 2012/417 Esas – 2013/295 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK’nin 106/1-2. cümlesi gereğince hükmolunan 25 gün hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesinin 1.fıkrasında yer alan “Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi hâlinde, tekerrür hükümleri uygulanır…” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak dava konusu 14.12.2014 tarihli suç tarihinden sonra, 07.12.2015 tarihinde kesinleştiğinden tekerrüre esas alınamayacağı anlaşılan Kars 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/05/2011 tarih, 2010/331 Esas 2011/309 Karar sayılı ilamı ile verilen TCK 106/2-a maddesi gereği 2 yıl 6 ay hapis cezasının tekerrüre esas alınması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.