YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8795
KARAR NO : 2021/11317
KARAR TARİHİ : 28.06.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Silahla tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraate dair
TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık … müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
1) … müdafiinin sanıklar … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Katılan sanık … müdafiinin yüzüne tefhim edilen hükümlere karşı verdiği 21.06.2016 tarihli süre tutum dilekçe içeriğine göre temyiz isteminin müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sınırlı olduğu, 19.09.2016 tarihli gerekçeli temyiz dilekçe içeriğinde ise diğer sanıklar … ve … hakkında kurulan beraat hükmünü de katılan vekili sıfatıyla temyiz ettiği, katılan vekili sıfatıyla verdiği dilekçenin 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal temyiz süresi geçirildikten sonra verildiği ve yine katılan …’ın vekili olmadığı halde onun adına temyize hak ve yetkisi olmadığı anlaşılmakla, “katılan” sıfatıyla yapmış olduğu temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE,
2) … müdafiinin sanık … hakkındaki …’ı kasten yaralamadan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanıklar …, … ve … hakkındaki beraat hükümlerine yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklara yüklenen suçların gerektirdiği cezanın yasada belirtilen türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, en son zamanaşımını kesen işlem olan sanıklar … ve … savunmalarının alındığı 09.10.2012 ve sanık …’ın savunmasının alındığı 12.02.2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık asli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş bulunduğunun anlaşılması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA ve gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında tehdit, hakaret, basit yaralama suçlarından açılan kamu davalarının CMUK’un 322/1. ve CMK’nin 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 28.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.