YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8836
KARAR NO : 2021/10890
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralamaya teşebbüs
HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine; ancak,
1) Hükmün tefhim edildiği son oturumda katılanın şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği anlaşılmış ise de; duruşma tutanağında duruşmaya geldiği bildirilen katılanın adının soyadının duruşma tutanağına yazılmaması nedeniyle tereddüt hasıl olmakla kimlik tespitinin de yapılması suretiyle mağdur …’nin şikayetçi olup olmadığının tereddüte mahal vermeyecek şekilde belirlenmesinin ardından sanık hakkındaki kasten basit yaralamaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasının düşürülmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Sanık hakkında katılan …’ye karşı 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 35. maddeleri uyarınca kasten basit yaralamaya teşebbüs suçu ile birlikte TCK’nin 267. maddesi uyarınca iftira suçundan da kamu davası açıldığı, TCK’nin 267. maddesinde düzenlenen iftira suçu uzlaşma kapsamında olmadığından 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinin 3. fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca basit kasten yaralama suçunun da uzlaşma kapsamında olmadığı, bu itibarla uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı ve yapılan uzlaştırma teklifinin de hukuken geçersiz olduğu; kovuşturma aşamasında ise sanık hakkında iftira suçundan beraat kararı verildiği ve böylece temyiz incelemesine konu edilen kasten yaralamaya teşebbüs suçunun uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla; sanık ile katılan … arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
3) Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Muğla(Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.04.2010 tarih, 2008/831 Esas ve 2010/467 Karar sayılı ilamı ile trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan hapisten çevrili 500 TL adli para cezasının karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı ve sanığın adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin mükerrir kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan hapis cezasına hükmolunması ve TCK’nin 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,
4) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.