Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/8957 E. 2021/10891 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8957
KARAR NO : 2021/10891
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Sanığın mahkumiyetine dair
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
…’ün temyiz dilekçesinin içeriğine göre sanık sıfatıyla hakkındaki mahkumiyet hükümlerini temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede;
1) Sanık hakkında …’ü kasten basit yaralamadan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin infaz aşamasında dikkate alınabileceği anlaşıldığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki …’i kasten yaralama ve mala zarar vermeden kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas – 2017/247 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesinin uygulanması ve yine iddianamede 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinin uygulanması talep edildiği halde ek savunma hakkı verilmeden temel cezanın TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenmesi suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) sayılı kararları ile, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve yine 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
b) Katılanın beyanları ve adli raporun içeriğine göre sanığın katılanı yüzünde sabit iz kalacak şekilde yaralama eylemini silahtan sayılan muşta ile gerçekleştirdiği sabit olduğu olayda; sanık hakkında hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması ve belirlenen cezanın TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıl hapis cezasının altında kalması halinde 5 yıl hapis cezasına çıkartılması gerekirken sanık hakkında eksik ceza tayini,
c) Sanığın katılan …’i yaralama eylemini 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesindeki haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edildiği halde aynı katılana yönelik mala zarar verme suçundan haksız tahrik hükmünün uygulanmaması,
d) Sanık hakkında kasti suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinde yer alan bazı ibarelerin iptal edilmiş olması ve hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin 3. fıkrasının 1. cümlesine “ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen” ibarelerinin gözetilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesine göre sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, 21.06.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.