Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9630 E. 2021/12545 K. 21.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9630
KARAR NO : 2021/12545
KARAR TARİHİ : 21.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kasten yaralama ve mala zarar verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelemesinde:
Hükmolunan adli para cezalarının tür ve miktarı, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarih ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğundan, temyizi mümkün olmadığından, temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından temyizin reddine ilişkin ek kararın ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelemesinde:
14.07.2021 tarih 31541 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7331 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 251.maddesine eklenen “175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme de gözetilerek, basit yargılama usulünün uygulanamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
a)Müşteki … hakkında düzenlenen Turhal Devlet Hastanesinin 03.03.2014 tarihli doktor raporunda, sağ suprapubik bölgede mesaneyi perfore eden, 1,5 cm kesi tarif edilerek söz konusu yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olduğu şeklinde görüş belirtildiği, ancak yaralanmanın mesane perforasyonuna neden olduğu anlaşılmakla, bu haliyle raporun hüküm kurmaya elverişsiz olduğu anlaşıldığından mağdurun tüm tedavi evrakları, film ve grafiler ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve
87. maddelerindeki tüm unsurları kapsayacak şekilde yeniden raporunun aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b)Tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulunduğu ve oluş, tüm dosya içeriği ile kabule göre, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiği anlaşılan olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 – 238 Esas – 367 Karar sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, karşılıklı kavgada ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule ve uygulamaya göre de;
c) Mükerrir olan sanık hakkında hüküm kurulurken tekerrüre esas alınan ilamın hükümde gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepeleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 21.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.