YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/964
KARAR NO : 2021/1855
KARAR TARİHİ : 18.02.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık … hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün 2009/13-12 sayılı kararı uyarınca, sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nin 231/12. maddesi uyarınca itirazı kabil olup, temyizi mümkün bulunmadığından, itiraz mercii tarafından tetkik edilmek üzere temyizen incelenmeksizin mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
2) Sanıklar … hakkında katılan …’a karşı ve sanık …’ın mağdur …’a karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemlerine ilişkin kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre katılan sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin isteme uygun olarak ONANMASINA,
3) Sanık …’ın mağdur …’e karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemine ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e maddeleri uyarınca belirlenen “1 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, TCK’nin 87/3. maddesi gereğince (1/6) oranında arttırım yapıldığında “1 yıl 9 ay” hapis cezası yerine “1 yıl 5 ay” hapis cezası bulunması, devamında TCK’nin 29. maddesi gereğince (1/4) oranında indirim yapıldığında, “1 yıl 3 ay 22 gün” hapis cezası yerine “1 yıl 22 gün” hapis cezası bulunması, TCK’nin 62. maddesi gereğince (1/6) oranında indirim yapıldığında sonuç cezanın “1 yıl 1 ay 3 gün” hapis cezası yerine “10 ay 18 gün” hapis cezası olarak hatalı hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
4) Sanık …’ın katılan …’a karşı kasten yaralama eylemine ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının mahkemesinden sorulması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı veya sanığın başkaca tekerrüre esas mahkumiyet hükmünün bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının derğerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılanın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA,
5) Sanık …’ın mağdur …’a karşı gerçekleştirdiği kasten yaralama eylemine ilişkin kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
a) Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyetinin TCK’nin 191/1. maddesinde düzenlenen “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak” suçuna ilişkin olduğu, ancak anılan hükmün kesinleşmesinden sonra 6217 sayılı Kanun’un 20. maddesi ve 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 191. maddesinde yapılan değişiklikler üzerine TCK’nin 7. maddesi uyarınca uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının mahkemesinden sorulması, yapılmamışsa uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra verilen ve kesinleşen hükmün tekerrüre esas olup olmadığı veya sanığın başkaca tekerrüre esas mahkumiyet hükmünün bulunup bulunmadığı araştırılıp, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının derğerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Oluş, tüm dosya içeriği ve kabule göre, karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen olayda; tarafların ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda farklı beyanlarda bulunduğu ve dinlenmiş olan tanık anlatımlarının bu hususta yeterli olmadığı olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanıp uygulanmayacağının tartışmasız bırakılması,
c) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1. maddesine göre belirlenen temel cezada, aynı Kanun’un 86/3-e maddesi gereğince (½) oranında arttırım yapılmasını müteakip belirlenen cezada TCK’nin 87/1-d maddesi uyarınca 1 kat artırıma tabi tutulması, artırım sonucu bulunacak cezanın 5 yılın altında kalması halinde TCK’nin 87/1-son maddesi uyarınca 5 yıla çıkarılması ve bu miktar üzerinden indirimlerin yapılması gerektiği gözetilmeden, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddeleri uyarınca tayin olunan cezada, TCK’nin 87/1-d maddesi işaret edilerek cezanın doğrudan 5 yıla çıkartılması,
d) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.02.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.