Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9908 E. 2021/12052 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9908
KARAR NO : 2021/12052
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 3.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/1376 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.03.2021 tarihli ve 2020/17853 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42203 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmadığı yönünde bir hüküm kurulmamış ise de, dosya kapsamına göre müştekinin, eşi olan sanıktan şikayetçi olmaması, sanığın adlî sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel mahiyette herhangi bir mahkumiyetinin bulunmaması ve duruşmada alınan beyanında hakkında mahkumiyet hükmü kurulması halinde verilecek olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini ifade ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesine uygun şekilde objektif ve subjektif koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı ayrı değerlendirilip sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinin 8. fıkrasına 18.06.2014 tarihli 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesi ile eklenen “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” cümlesinin 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girdiği, sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 28.06.2014 tarihinden önce verilmiş olmaları nedeniyle yargılama konusu suçla ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmedikleri ve sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiği de dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK’nin 231. maddesindeki diğer subjektif şartlar açısından değerlendirme yapılarak, sonucuna göre sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; İzmir 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ve 2019/1376 Esas, 2020/286 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.