Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9933 E. 2021/12412 K. 20.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9933
KARAR NO : 2021/12412
KARAR TARİHİ : 20.09.2021

Kasten yaralama suçundan sanık … hakkında basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29/1, 62 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 251/3. maddeleri gereğince 2 ay 23 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/252 Esas, 2020/278 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.03.2021 tarihli ve 2020/19755 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.05.2021 tarihli ve 2021/47548 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Kanun’un 58/1-2. maddesinde yer alan “(1) Önceden işlenen suçtan dolayı verilen hüküm kesinleştikten sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, tekerrür hükümleri uygulanır. (2) Tekerrür hükümleri, önceden işlenen suçtan dolayı; a) Beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezasına mahkûmiyet halinde, bu cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıl, geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla uygulanmaz.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın adlî sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alındığı anlaşılan Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.12.2013 tarihli ve 2013/712 Esas, 2013/1044 sayılı kararı 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair kararın 10/02/2014 tarihinde kesinleştiği ve 10.05.2015 tarihinde infaz edilmiş sayılacağı, yargılama konusu suçun ise 5237 sayılı Kanun’un 58/2-b bendinde düzenlenen 3 yıllık süreden sonra 09.03.2020 tarihinde işlendiği ve bu sebeple anılan kararın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu kabul edilen Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2013 tarihli ve 2013/712 Esas, 2013/1044 Karar sayılı ilamı hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının 10.02.2014 tarihinde kesinleştiği ve 1 yıl 3 ay denetim süresi sonunda 10.05.2015 tarihinde infaz edilmiş sayıldığı, bu tarihten itibaren TCK’nin 58/2-b maddesindeki “3 yıllık” tekerrür süresi geçtikten sonra yargılamaya konu suçun işlenmesi nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanması mümkün değildir.
Sanığın incelenen suç tarihine göre adli sicil kaydına konu tekerrüre esas olabilecek başka ilamının da bulunmadığı gözetilmeksizin, mükerrir kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 58/3. maddesi gereğince seçimlik cezalardan hapis cezası tercih edilerek, verilen hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi de isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Bafra 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.09.2020 tarihli ve 2020/252 Esas, 2020/278 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi