Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9946 E. 2021/12996 K. 04.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9946
KARAR NO : 2021/12996
KARAR TARİHİ : 04.10.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 29, 62 ve 52/2. maddeleri gereğince 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Çerkeş Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2016/70 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 07.04.2021 tarihli ve 2020/13698 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.05.2021 tarihli ve 2021/50632 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, her ne kadar sanık hakkında katılan sanık Atilla Sarıkaya’ya karşı basit yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/2. maddesi uyarınca cezalandırılması için kamu davası açılmış ve yapılan yargılama sonucunda Çerkeş Asliye Ceza Mahkemesince kasten yaralama fiilinin silahla gerçekleştirildiği gerekçesiyle anılan Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri gereğince sonuç olarak 2.240,00 Türk lirası adli para cezasına hükmedilmiş ise de, anılan sanığın eyleminin silahla gerçekleştirdiğine yönelik iddianamede anlatım bulunmadığı gibi eylemin silahla gerçekleştiğine dair sevk maddesi de yazılmadığı, her ne kadar müştekinin mahkemedeki beyanında sanığın kendisini bıçakla yaraladığını beyan ettiği anlaşılmış ise de, kolluktaki beyanında, arbede sırasında müştekinin elinde bıçak bulunduğunu, ancak kendisine bıçakla saldırmadığını, kendisinin sağ kolundan yaralanmasının bıçakla mı itiş kakış sırasında mı meydana geldiğini bilmediğini beyan ettiği, müşteki Atilla Sarıkaya’nın Çerkeş Devlet Hastenesinden alınan 18.09.2015 tarihli kati adli muayene raporunda yaralanmasında kesi olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmadığı, anılan Mahkemenin gerekçeli kararında sanığın suçu silahla işlediğine yönelik herhangi bir anlatım bulunmadığı ve hükmün gerekçe kısmında “… olay günü tanık Yeter Esen ve katılan sanık …’in, tanık Hayriye Özdemir ve katılan sanık Atilla Sarıkaya’nın evlerine geldiği, katılan sanıklar arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma yaşandığı devamında katılan sanık Atilla Sarıkaya’nın elinde balta olduğu halde birbirlerini darp ettiği olay da, tanıklar Yeter ve Hayriye’nin beyanları, katılan sanıklar hakkında düzenlenmiş adli raporlar göz önünde bulundurularak katılan sanık …’in katılan sanık Atilla Sarıkaya’ya yönelik kasten yaralama suçundan, katılan sanık Atilla Sarıkaya’nın katılan sanık …’e yönelik kasten silahla yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir…” şeklinde anlatımda bulunulduğu anlaşılmasına rağmen, sanığa ek savunma hakkı da verilmeksizin, anılan Kanun’un 86/2 ve 86/3-e maddeleri uyarınca sanığın cezasından silah artırımı yapılarak hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:

TÜRK MİLLETİ ADINA

İncelenen dosyada; sanık … hakkında katılan Atilla Sarıkaya’yı kasten basit yaralama suçundan 5237 sayılı TCK’nin 86/2, 53. maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde ise sanığın TCK’nin 86/2, 86/3-e, 29 ve 62. maddeleri gereğince 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İddianame içeriğinde sanığın eylemini silahla gerçekleştirdiğine dair bir anlatım bulunmadığı gibi, katılanın 18.09.2015 tarihli adli raporunda da bu yönde bir bulgu kayıtlı değildir. Katılanın soruşturmadaki beyanında …müştekinin elinde bıçak bulunduğunu, ancak kendisine bıçakla saldırmadığını, kendisinin sağ kolundan yaralanmasının bıçakla mı itiş kakış sırasında mı meydana geldiğini bilmediğini.. beyan etmiştir. Mahkemece hükmün gerekçe kısmında sanığın katılana yönelik kasten basit yaralama suçunu işlediğinin kabul edildiği halde hüküm fıkrasında sanığın cezasından silah nedeniyle TCK’nin 86/3-e maddesine göre artırım yapılarak çelişkiye neden olunmasında isabet görülmemiştir.
Ayrıca, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen TCK’nin 86/3-e maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması da isabetsizdir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Çerkeş Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2016/70 Esas, 2020/101 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.