YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9962
KARAR NO : 2021/12770
KARAR TARİHİ : 27.09.2021
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli ve 2019/549 Esas, 2020/96 Karar sayılı kararını müteakip, 5271 sayılı Kanun’un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresinin aynı bentte yer alan basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı olduğundan bahisle iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanmasına yönelik Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan uyarlama talebinin reddine dair Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.10.2020 tarihli ve 2019/549 Esas, 2020/96 Karar sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrası dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirme yapılması gerektiğinden bahisle kabulü ile anılan kararın kaldırılmasına ilişkin mercii Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/334 Değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 23.03.2021 tarihli ve 2020/18397 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2021 tarihli ve 2021/47127 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 251. maddesinde yer alan “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir” ve anılan Kanun’un geçici 5. maddesinde yer alan “(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; …c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1.1.2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemeler ile,
Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde,Somut dosya kapsamında, sanığın mahkumiyetine konu suçun 5271 sayılı Kanunu’nun 251. maddesi gereğince basit yargılama usulüne tabi olduğu, Ardahan Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2020 tarihli kararı ile sanığın kesin nitelikteki adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 sayılı kararının 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdirilerek mahkemesince karar verildiğinin anlaşıldığı,
Diğer yandan basit yargılama usulünün uygulanmasının bir zorunluluk olmadığı ve tamamen hakimin takdir hakkına ilişkin olduğu, kaldı ki, 5271 sayılı Kanun’un 251/6. maddesinde yer alan, “Mahkemece gerekli görülmesi hâlinde bu madde uyarınca hüküm verilinceye kadar her aşamada duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilir.” şeklindeki düzenlemenin de basit yargılama usulünün uygulanmasının tamamen hakimin takdir hakkında ilişkin bir konu olduğunu teyit ettiği,
Ayrıca anılan Kanun’un Geçici 5. maddesinin 1/d bendinde yer alan, “1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz” şeklindeki düzenlemenin, “kovuşturma evresine geçilmiş” ibaresi aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de, anılan cümlede yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin hükmün verildiği tarih itibarıyla iptal edilmediği, Anayasa mahkemesinin iptal kararından önce yargılamanın sona erdirilerek hüküm kurulduğu da nazara alındığında, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce hükme bağlanmış bir karara ilişkin olarak hakimin takdirine bırakılan ve uygulanmasına dair bir zorunluluk bulunmayan basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanamayacağı hususunda uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosyada; sanık hakkında oğlunu kasten basit yaralama suçundan cezalandırılması talebiyle Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 26.08.2019 tarihli iddianamesi ile kamu davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın TCK’nin 86/2, 86/3-a, 29 ve 62. maddeleri gereğince 2.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
14.07.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK’nin 251. maddesinin 1. fıkrasına 7331 sayılı Kanun ile “175 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca duruşma günü belirlendikten sonra basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklindeki cümle eklenmiştir.
Böylece, incelenen dosyada 5271 sayılı CMK’nin 251. maddesine göre basit yargılama usulüne tabi olan kasten basit yaralama suçundan mahkemece duruşma günü belirlenerek yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında kesin nitelikte adli para cezası verilmiş olması nedeniyle bu aşamada artık basit yargılama usulünün uygulanma imkanı kalmadığından kanun yararına bozma talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Ardahan Ağır Ceza Mahkemesinin 20.10.2020 tarihli ve 2020/334 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince KANUN YARARINA BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.