YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9968
KARAR NO : 2021/12415
KARAR TARİHİ : 20.09.2021
Silahla basit yaralama suçundan suça sürüklenen çocuk …’nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-e, 31/3, 62 ve 52. maddeleri gereğince 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresi belirlenmesine dair Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2016 tarihli ve 2016/147 Esas, 2016/699 Karar sayılı kararının 29.06.2016 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 03.05.2018 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hakkındaki hükmün açıklanmasına ve suça sürüklenen çocuğun 5237 sayılı Kanun’un 86/2, 86/3-e, 31/3, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/457 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.04.2021 tarihli ve 2021/832 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2021 tarihli ve 2021/46822 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.11.2020 tarihli tensip zaptı ile, 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendinde yer alan “Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlar.” şeklindeki düzenleme uyarınca dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesini müteakip, yapılan uzlaştırma işlemleri neticesinde, taraflar arasında uzlaşmanın edimsiz olarak sağlandığına yönelik 28.11.2020 tarihli uzlaştırma raporunun tanzim edildiği ve anılan raporun Mahkemesine 25.12.2020 tarihli üst yazı ile gönderildiğinin anlaşılması karşısında,
Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesince uzlaştırma işlemlerinin sonucu beklenmeksizin 18.12.2020 tarihinde suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu hususun gerekçeli kararda “tarafların uzlaşmış olmalarına rağmen, sehven hükmün aynen açıklanarak karar verildiği” şeklinde bir açıklamaya yer verilerek belirtildiği cihetle, öncelikle Mahkemesince uzlaştırma işlemlerinin sonucu beklenilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
İncelenen dosyada; suça sürüklenen çocuğun silahla kasten basit yaralama suçundan hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyetine karar verilmiş ise de, suça sürüklenen çocuklar yönünden TCK’nin 86/2, 86/3-e maddesinde düzenlenen silahla kasten basit yaralama suçu 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesine göre uzlaşma kapsamına alınmıştır. Buna göre; taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması gerekmektedir.
Mahkeme de hükmün açıklanması aşamasında dosyayı uzlaştırma bürosuna göndermiş ancak uzlaştırma sonucunu beklemeden hükmün açıklanmasına karar vermiştir. Dosya içerisinde bulunan 28.11.2020 tarihli uzlaştırma raporunda tarafların uzlaştıkları kayıtlıdır. “Mahkemesince uzlaştırma işlemlerinin sonucu beklenilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” şeklindeki kanun yararına bozma talebinin kapsamı gözetilerek kanun yararına bozma talebi ile bağlı olunduğundan anılan kararın bozulması gerekmiştir.
Bu nedenle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2020 tarihli ve 2020/457 Esas, 2020/466 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4. maddesi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.