YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10068
KARAR NO : 2023/101
KARAR TARİHİ : 11.01.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/613 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli ve 2015/613 Esas, 2016/323 Karar sayılı kararının sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 17.03.2021 tarihli ve 2021/3243 Esas, 2021/4411 Karar sayılı kararıyla;
“a) 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son maddeleri gereğince alt sınırı beş yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren yaralama suçundan yargılanan sanığın duruşmada hazır bulundurulması, bunun mümkün olmaması durumunda ise SEGBİS sistemi aracılığıyla savunmasının alınması gerektiği gözetilmeden; talimat yoluyla sorgusunun yapılması ve yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddelerine aykırı davranılması,
b) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibarelerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021 tarihli ve 2021/318 Esas, 2021/895 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
1. Sanık hakkında haksız tahrik indirimi uygulanmaması gerektiğine,
2. Vesaire,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Sanık hakkında meşru savunma hükmünün aksi takdirde haksız tahrik indiriminin azami oranda uygulanması gerektiğine,
3. Sabit iz yönünden alınan doktor raporunun suç tarihinden itibaren 6 ay dolmadan alındığına,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ve katılanın suç tarihinde Konya Ticaret İl Müdürlüğünde denetmen yardımcısı olarak görev yaptıkları, aynı odada çalıştıkları, aralarında iş nedeniyle iki aydır anlaşmazlık bulunduğu, olay günü sabah saatlerinde aralarında tartışma yaşanması üzerine sanığın izin alarak kurumu terk ettiği ancak aynı gün saat 16.00 sıralarında iş yerine tekrar gelerek aralarında hiçbir diyalog geçmeden masasında oturmakta olan katılanın yüzüne sabah yaşanan tartışmanın etkisinde kalarak elindeki porselen bardakla vurduğu, parçalanan bardağın katılanın yüzünde derin kesiler oluşmasına neden olduğu, bu yaralanmaların ise yüzde sabit iz niteliğinde olduğu anlaşılmıştır.
Haksız tahrik yönünden sanığın aksi ispat olunamayan eylemini, katılanın kendisine yönelik tahrik edici sözleri nedeniyle işlediği, ilk haksız eylemin kimin tarafından başlatıldığının tespit edilemediği anlaşılmakla, sanığın eylemini katılanın haksız hareketinin oluşturduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında işlediği kabul edilerek sanık hakkında asgari oranda (1/4) haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Meram Tıp Fakültesi Hastanesince düzenlenen, 31.07.2015 tarihli adli muayene raporunda;
“Muayenesinde, sağ burun kanadından başlayıp maksillaya doğru yatay seyirli devam eden 7 cm uzunluğunda çevre dokudan hafif koyu ve basık olan ve alın orta hatta üç tane 1 cm ve bir tane 2 cm uzunluğunda çevre dokudan hafif koyu ve basık olan, tarif edilen yaraların sosyal diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilen yüzde sabit iz niteliğinde yaralanması olduğu,”
Görüşüne yer verilmiştir.
4. Tanıklar M.İ., F.C., H.Y., O.K.’ nın beyanları dosya arasında mevcuttur.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A.Sanık Müdafiinin ve Katılan Vekilinin Haksız Tahrike Yönelen Temyiz Sebepleri
Olay günü sabah saatlerinde taraflar arasında tartışma yaşandığı, aynı gün ilerleyen saatlerde sanık tarafından atılı suçun işlendiğinin anlaşıldığı olayda; Mahkemenin; “Sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre, eylemi katılanın kendisine yönelik tahkir edici sözleri nedeniyle işlediği yönündeki savunmasının hayatın olağan akışına uygun düştüğünden savunmasına itibar edildiğine ancak ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığının tespit edilememesi” sebebiyle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin asgarî oranda uygulandığına ilişkin gerekçesinin yerinde ve yeterli olması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz Sebebi
Sanık hakkında ilk haksız hareket nedeniyle haksız tahrik indirimi uygulandığı ilk haksız hareketin kimden geldiğinin kesin olarak belirlenemediği hallerde meşru savunmanın söz konusu olmayacağı anlaşılmakla bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Sebebi
Olaya ilişkin doğrudan görgüye dayalı tanıklığı bulunmayan sanığın eşinin tanık olarak dinlenmesinin ve sanığın HTS kaydının alınmasının yargılamaya bir katkı sağlamayacağı, doğrudan görgüye dayalı tanıklığı bulunmayan Haşmet’in ve doğrudan görgüye dayalı tanıklığı bulunan Mehmet’in aşamalarda alınan beyanlarının yeterli ve diğer tanık beyanları ile uyumlu olduğu anlaşıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Müdafiinin Doktor Raporuna Yönelen Temyiz Sebebi
Meram Tıp Fakültesi Hastanesince suç tarihinden altı ay sonra ve katılanın bizzat muayenesi neticesinde düzenlenen 31.07.2015 tarihli adlî muayene raporunda, “yaralanmanın yüzde sabit iz niteliğinde olduğu” şeklinde görüş bildirilmesi ve hükme esas alınan doktor raporunun adli tıp kriterlerine uygun olması karşısında sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Katılan Vekili ve Sanık Müdafiinin Vesaire Yönelen Temyiz Sebepleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı
ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 02.12.2021tarihli ve 2021/318 Esas, 2021/895 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.01.2023 tarihinde karar verildi.