YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10076
KARAR NO : 2022/8827
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/866 E., 2022/19 K.
SUÇ : Kasten yaralama
İNCELEME KONUSU
KARAR : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BOZMA YOLUNA
BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
… 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/866 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 272 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle 11.01.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 29.06.2022 tarihli ve 2022/7072 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104380 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.10.2022 tarihli ve KYB-2022/104380 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.02.2014 tarihli ve 2013/23474 esas, 2014/2417 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hâlinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı,
Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zaman aşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 08.05.2009 tarihinde işlediği, 24.12.2009 tarihinde Mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 26.05.2010 tarihinde kesinleştiği, sanığın 12.12.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.05.2010 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 12.12.2011 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 6 ay 16 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun’un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın sorgusunun yapıldığı tarih ile hükmün açıklandığı tarih arasında zamanaşımını kesen başkaca bir sebep bulunmadığı ve sanığın sorgusunun yapıldığı 24.12.2009 tarihinden itibaren, hükmün açıklandığı 11.01.2022 tarihine kadar geçen sürede 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
1.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin;
“Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.”
Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.
2.Hükümlünün yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zaman aşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3.Hükümlünün üzerine atılı suçu 08.05.2009 tarihinde işlediği, 24.12.2009 tarihinde Mahkemece savunmasının alındığı, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 22.04.2010 tarihinde verilip 26.05.2010 tarihinde kesinleştiği, hükümlünün 12.12.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, zamanaşımını kesen savunmanın alındığı 24.12.2009 tarihinde işlemeye başlayan sürenin, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının son cümlesi gereği 26.05.2010 ilâ 12.12.2011 tarihleri arasında 1 yıl 6 ay 16 gün süreyle durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 12.12.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla, 24.12.2009 tarihinden itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 11.01.2022 tarihinden önce, 10.02.2019 tarihinde 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/866 Esas, 2022/19 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin, hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiği anlaşılmakla, hükümlü hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2022 tarihinde karar verildi