YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10091
KARAR NO : 2023/2111
KARAR TARİHİ : 24.04.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Hükmün açıklanması suretiyle mahkûmiyet
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi gereği kesin nitelikte ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 10.03.2009 tarihli ve 2009/2-43 Esas, 2009/56 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere kesin nitelikteki hükümlerin suç vasfına yönelik aleyhe temyiz yoluna başvurulması hâlinde temyiz incelemesine konu olabilecekleri kabul edildiğinden sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.03.2013 tarihli ve 2012/143 Esas, 2013/193 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı
Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 05.06.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/933 Karar sayılı kararı ile sanığın, tabi tutulduğu denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eyleminin kasten yaralama değil kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu oluşturduğundan bu suçtan hüküm kurulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın bir süre birlikte yaşayıp ayrıldıkları, olay günü katılan ve tanık …’nin gittikleri AVM’de sanık ile buluştukları, bir süre birlikte gezdikten sonra sanığın katılanı Beldibi’ne götürmek istediği, katılanın kabul etmemesi üzerine boğazını sıkıp yumruk atarak adlî muayene raporunun içeriğine göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaraladığı, katılan gitmek istemediğini tekrar ettikçe sanığın katılana vurduğu, bu durumun bir kaç defa tekrarlandığı, çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine gelen kolluk güçlerince tarafların karakola götürülüp soruşturma işlemlerine başlandığı, sanık hakkında hakaret ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçlarından kamu davası açıldığı, hakaret suçundan hükmolunan 1.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi gereği kesin nitelikte olmakla karar tarihinde kesinleştiği, Mahkemece sanığın anlatılan diğer eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçunu değil kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmekle buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunduğu belirlenmekle katılanın beyanları kovuşturma aşamasında kendisine ulaşılamayan soruşturma aşamasında kolluk güçlerince beyanı tespit edilen tanık …’nin anlatımı ile doğrulanmıştır.
3. Sanığının eylemi neticesinde, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; … Eğitim ve Araştırma Hastenesince tanzim olunan, 15.02.2012 tarihli; “alt dudağında erozyon, boyun solunda eritem, basit tıbbi müdahale ile giderilir” görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. İhbar üzerine olay yerine gelen kolluk güçlerince olay tarihinde düzenlenen tutanak dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinin içeriğine göre hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmekle bu suç yönünden temyiz isteminin reddine karar verilmesini isteyen Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
2. Olaylar ve Olgular başlığı altında (1) numaralı paragrafta anlatılan olayın oluş şekline, katılanın anlatımları ve bu anlatımlar ile uyumlu kovuşturma aşamasında kendisine ulaşılamayan tanık …’nin soruşturma aşamasında olayın aydınlatılması için yeterli beyanlarına göre sanığın katılanı hürriyetinden yoksun kılma kastı ile hareket ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin delil bulunmadığı, bu hali ile eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu, Mahkemece de buna göre uygulama yapıldığı anlaşılmakla sanığın eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozma kararı verilmesini isteyen Tebliğname görüşüne de iştirak edilmeyerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/122 Esas, 2016/933 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.04.2023 tarihinde karar verildi.