YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10100
KARAR NO : 2023/666
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2011 tarihli ve 2010/646 Esas, 2011/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci
maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 13.09.2011 tarihinde kesinleştiği,
2. Sanığın 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediği, bu suçtan Ünye 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2014/85 Esas, 2015/1041 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası, 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereği 2000 TL adli para cezasına mahkum edildiği, bu kararın 09.12.2015 tarihinde kesinleştiği,
3. Denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi nedeniyle ihbar üzerine yapılan yargılama sonunda; Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddenin birinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1500 TL adli para cezasına hükmolunduğu,
anlaşılmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; açıklanması geri bırakılan hükmün denetim süresi içinde sanığın kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanması sırasında aynen açıklama kuralının ihlal edildiğine, kasten yaralama suçuna ilişkin uygulama maddesinin hatalı yazıldığına,
2. Sanık müdafinin temyiz isteği; sübuta, meşru savunmaya, haksız tahrikin oranına, lehe hükümler ve seçenek yaptırımların uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan ve ailesinin kendilerine ait dükkan önüne fındık taşımacılığında kullandıkları aracı park etmeleri nedeniyle aynı binada oturan sanık ve yanındakiler ile tartıştığı, sanığın katılanı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, sanığın üzerine atılı kasten yaralama suçunu işlediği, ilk haksız hareketin kimden geldiği tespit edilemediğinden sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı, sanığın suç tarihinde 65 yaşından büyük olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereği hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunması, katılan ve tanık beyanları, adli raporlar, nüfus ve adli sicil kayıt örneği, tutanaklar, yargılama sürecine ilişkin evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
IV. GEREKÇE
1. Sanığın Temyiz Sebepleri;
a. Sübuta ilişkin; ikrar, katılan ve tanık anlatımları, adli rapor içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b. Meşru savunma ve haksız tahrikin oranına ilişkin; araç park edilmesi nedeniyle başlayan tartışmada karşılıklı yaralama meydana geldiği, sanığın kendisine yönelen haksız bir saldırıyı defetme niyeti ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, karşılıklı yaralamada ilk haksız hareketin kimden geldiği belli olmadığından sanık lehine asgari oranda haksız tahrik hükümleri uygulandığı anlaşıldığından; hükümde bu yönlerden de hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
a. Hükmün aynen açıklanması gerektiğine dair;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun’un 231/11. maddesi hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği anlaşılmış ise de; suç tarihinde 65 yaşından büyük olan sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki zorunluluk nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki zorunluluk da dikkate alınarak, cezanın adli para cezası dışında 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinde belirtilen tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
b. Uygulama maddesinin hatalı yazıldığına dair;
Sanık hakkında kurulan hükümde uygulama sırasında kanun maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası yerine aynı maddenin birinci fıkrası olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2-a-b) paragrafında açıklanan 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasındaki yasal zorunluluk gözetilerek hükmün açıklanması gerektiği ve uygulama maddesinin hatalı yazıldığı gerekçeleriyle Ünye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2016/47 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.