Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10123 E. 2023/648 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10123
KARAR NO : 2023/648
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Yalvaç Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.10.2020 tarihli ve 2020/7 Esas, 2020/85 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Temyiz incelemesine konu gerekçeli kararın, yargılama devam ederken 11.01.2020 tarihinde vefat eden …’nun kanunî mirasçısı olan ve kamu davasına katılan sıfatı ile taraf olup hükmü temyize hak ve yetkisi bulunan katılan … adına tebliğe çıkarıldığı ancak söz konusu tebliğ işleminin 7201 sayılı Tebligat Kanunu (7201 sayılı Kanun) hükümlerine uygun olmadığı anlaşılmıştır.

Şöyle ki 7201 sayılı Kanun’un “Bilinen adreste tebligat” başlıklı 10 uncu maddesinin birinci ve fıkralarına göre;
“Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır.
(Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”

Mezkûr hüküm gereği yapılan inceleme neticesinde adı geçen katılanın dava dosyasında bilinen en son adresinin 04.03.2022 tarihli duruşmada beyan ettiği; “No:421 Küme Evleri Belceğiz Köyü Şarkikaraağaç/Isparta” adresi olduğu ve bu adrese herhangi bir tebligat yapılmaksızın doğrudan Merkezî Nüfus İdaresi Sisteminde (MERNİS) kayıtlı olan adres esas alınmak suretiyle tebligat çıkarıldığı belirlenmiştir.

7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği, adı geçen katılanın öncelikle bilinen en son adresleri esas alınarak gerekçeli kararın tebliği yoluna gidilmesi, 7201 sayılı Kanun’un “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca bu adreslere tebligat çıkarılıp söz konusu tebligatın bila tebliğ iade edilmesi hâlinde, aynı Kanun’un aynı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereği en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresi esas alınarak tebliğ yoluna gidilmesi gerekmektedir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 20.11.2020 tarihli ve 2019/2 Esas, 2020/3 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası hükmü gereği gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsendiği, muhatabın bilinen en son adresine çıkarılan tebligatın iade edilmesi veya MERNİS adresinin bilinen adresten farklı olması hâlinde MERNİS adresine “MERNİS” şerhi düşülerek 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca doğrudan tebligat çıkartılması gerekmektedir.

Buna göre, inceleme konusu gerekçeli kararın …’nun bilinen en son adresine usûlüne uygun şekilde tebliği ile tebliğ ve tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmesi durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemi hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

Oy birliğiyle, 27.02.2023 tarihinde karar verildi.