Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10154 E. 2023/29 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10154
KARAR NO : 2023/29
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık müdafinin yasal süresinden sonra olan duruşmalı inceleme isteminin 1412 sayılı Kanun 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2010/274 Esas, 2014/109 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2010/274 Esas, 2014/109 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.06.2015 tarihli ve 2015/1010 Esas, 2015/4019 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle asgarîye yakın oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/178 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2015/178 Esas, 2015/181 Karar sayılı kararının, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 30.01.2017 tarihli ve 2016/3007 Esas, 2017/178 Karar sayılı kararı ile suçtan zarar gören Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmalardan haberdar edilmesi gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2017/84 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci

maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

6. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2017 tarihli ve 2017/84 Esas, 2017/212 Karar sayılı kararının, katılan Kurum vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 21.01.2019 tarihli ve 2018/4417 Esas, 2019/13 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle asgarîye yakın oranda indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle bozma ilamını etkisiz kılınması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/113 Esas, 2019/324 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

8. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/113 Esas, 2019/324 Karar sayılı kararının katılan Kurum vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 22.03.2021 tarihli ve 2020/4503 Esas, 2021/4763 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle asgarîye yakın oranda indirim yapılması gerektiği hâlde bozma ilâmını etkisiz kılacak şekilde (3/4) oranında indirim yapılmak suretiyle sanığa eksik ceza tayin edilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

9. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/178 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 11 yıl 4 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Kurum vekilinin temyiz isteği; takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.

B. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Sanığın öldürme kastı bulunmadığına,
2. Meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
3. Suç vasfının yaralama olarak tayin edilmesi gerektiğine,
4. Vesaireye
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ile müşteki ……,nın evli oldukları, ortak işlettikleri seyyar köfte tezgahından elde edilen kazancın … tarafından içki ve kumar nedeniyle harcaması sonucu tarafların zaman zaman kavga ettikleri, olay tarihinde ve öncesinde sanık …’nin müşteki

İsmail’den diğer müşteki …’i işten çıkarması ve yerine kendisini işe almasını istediği ve bu nedenle tartıştıkları, bunun sonucu sanık …’nin üzerinde taşıdığı babasından kalma tabanca ile ateş etmek suretiyle İsmail Baltanın vücudunda üç ayrı giriş çıkış deliği olacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır.

2. Müşteki İsmail Baltanın seyyar arabanın arkasına çıkarak yürüdüğü hemen arkasında sanık …..,nın elinde bulunan silahla ile birkaç kez ateş ettiği, olay yerine ait CD görüntüleri üzerinde yapılan 15.10.2010 tarihli rapordan anlaşılmıştır.

3. Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 2. İhtisas Kurulunun 23.08.2013 tarihli ve 6392 sayılı raporunda müştekide üç kurşun yarasının bulunduğu bu mevcut yaralara göre torakal ve lumbal omurga kırıkları, bu bölgede medulla, karaciğer ve dalak lezyonlarına neden olan ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasının olduğu, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının ağır (6) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, yüz sınırları içinde herhangi bir travmatik lezyon saptanmadığı olaya bağlı dalak alınmasının organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu dava konusu olaya bağlı nörolojik tablonun iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalık niteliğinde olduğunun bildirildiği görülmüştür.

4. Sanığın ceza ehliyeti konusunda Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen 22.12.2010 tarihli ve 4334 sayılı raporda; sanığın “23.06.2010 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezaî sorumluluğunun tam olduğu” bildirildiği görülmüştür.

5. Sanığın, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak Mahkemece bu gerekçeyle hakkında takdirî indirim nedeni uygulandığı anlaşılmıştır.

6. Mahkemece, 01.06.2021 tarihli duruşmada, 22.03.2021 tarihli ve 2020/4503 Esas, 2021/4763 Karar sayılı Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebebi
Sanığın, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri nazara alınarak sabıkasız sanık lehine hükmolunan cezanın bireysel caydırıcılık fonksiyonu itibarı ile geleceği üzerindeki etkileri değerlendirilerek sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim nedeni uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Suç Vasfı
Sanık müdafii her ne kadar sanığın öldürme kastının bulunmadığını, yaralama kastı ile hareket ettiğini beyan etmiş ise de Mahkemece; “Sanık … eşini öldürmek amacıyla silahını kullanmadığını bildirmiş ise de şikayetçi … ile tartıştıktan hemen sonra ve onun arkasını

dönmesinden sonra silahını ateşlediği, mağdurda üç mermi giriş çıkış deliğinin olduğu, atış mesafesinin yakınlığı, atış sayısının birden çok olması yaraların bulunduğu bölgelerin hayati nitelikte bölgeler olduğu yaralanma sonunda mağdurda sürekli hastalığa neden olduğu belirtildiğinden eylemin öldürmeye teşebbüs niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayalı olarak suç vasfının tayininde ve buna göre uygulama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Meşru Müdafaa Hükümlerinin Uygulanması Yönünden
Olay ve Olgular bölümünde belirtilen bilirkişi raporu içeriğine göre sanığın, mağdur kaçmaktayken arkasından ateş etmek suretiyle yaraladığı, olayın başlangıç ve gelişimine ilişkin temyiz dışı şikâyetçi …’in anlatımı karşısında mağdur tarafından sanığa yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırının bulunmadığı, bu itibarla somut olayda meşru savunmadan söz edilemeyeceği saptanmakla, hükümde bu yönüyle bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Vesaire
a. İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/178 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen
1. Eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yapılan uygulamada, temel hapis cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 82 nci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi yerine 81 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi olarak gösterilmesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı TCK’ nin 81 inci maddesinin birinci fıkrası (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uygulanarak belirlenen 13 yıl 4 ay hapis cezasından 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında yapılan indirim sonunda “11 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezası yerine “11 yıl 4 ay 10 gün” hapis cezası şeklinde hatalı olarak fazla cezaya hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık yargıtay tarafından giderilmiştir.

b. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve kurum vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (B) bendi üçüncü kısım (b) paragrafında açıklanan nedenle İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/178 Esas, 2021/304 Karar sayılı kararına yönelik katılan Kurum vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında temel cezanın belirlendiği bölümde yer alan “81/1-d” ibaresinin “82/1-d” olarak, sonuç cezanın bulunduğu bölümdeki “11 yıl 4 ay 10 gün” şeklindeki

ibarenin “11 yıl 1 ay 10 gün” şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.