YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10157
KARAR NO : 2023/190
KARAR TARİHİ : 31.01.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2022 tarihli ve 2021/48 Esas, 2022/7 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/613 Esas, 2022/965 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebebi
1. Eksik inceleme yapıldığına,
2. Haksız tahrik bulunmadığına,
İlişkindir.
B. Sanık müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. İstinaf başvurusunun gerekçesiz olarak reddedildiğine,
2. Keşif yapılmadığına,
3. Kasten öldürme suçunun unsurlarının oluşmadığına, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 87. maddesinin dördüncü fıkrasına uyduğuna,
4. Haksız tahrik indiriminin en üst hadden uygulanması gerektiğine,
5. Takdiri indirim maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın maktulün kayınpederi olduğu, sanık ile maktul arasında maktulün sanığın kızı olan…yi zaman zaman darp etmesi ve aralarındaki ailevi nedenler dolayısıyla anlaşmazlıkların bulunduğu, olay tarihinde maktulün, kardeşi tanık ….,. ile hurda toplama işinden geldikten sonra eşi olan katılan … ile yemek yapma meselesi nedeniyle tartıştıkları, bu tartışmanın sanık tarafından görülmesi üzerine bu kez sanık ile maktulün tartışmaya başladığı, sanığın eve girerek adli emanetin 2020/1703 sırasına kayıtlı av tüfeğini alarak evin üzerine çıktığı, bu sırada maktulün ise kendi ikametinin balkonunda bulunduğu, iki evin dış duvarı arasındaki mesafenin 2,3 metre olduğu, sanığın hedef gözeterek maktule iki el ateş ettiği, atışlardan bir tanesinin maktule isabet ettiği, sanığın beyanına göre maktul ile aralarında 6-7 metre mesafe bulunduğu, 04.10.2021 tarihli olay yeri krokisi, kamera kayıtları ve fotoğraflar nazara alındığında sanığın ateş ettiği yer ile maktulün vurulduğu yerin eş değer yükseklikte olduğu kanaatine varıldığı, maktulün kasık bölgesinden yaralanarak vefat ettiği anlaşılmıştır.
Suç vasfı yönünden; Her ne kadar eylemin neticesi sebebiyle yaralama suçuna vücut verdiği öne sürülmüş ise de hem dosya kapsamındaki tutanaklardan, hem de sanığın kendi beyanından ateş ettiği mesafe ile maktulün bulunduğu yerin birbirine yakın olduğu ve atışın etki alanı dahilinde olduğunun anlaşıldığı, yakın mesafeden maktulün hayati bakımdan önem arzeden bölgesine hedef gözeterek yapılan atış neticesinde maktulün hayatını kaybedeceğini öngörebileceği, 07.06.2020 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre olayda kullanılan av tüfeğinin ele geçirildiği sırada fişek yatağının boş olduğunun tespiti de nazara alındığında sanığın kaçamaklı savunmasına itibar edilmeyerek maktule öldürme saikiyle ateş ettiği tespit edilmiştir.
Meşru savunma yönünden; Her ne kadar sanık öldürme kastının olmadığını, maktulün üzerine doğru gelmesi nedeniyle korkutmak amacıyla ateş ettiğini beyan etmiş ise de aralarındaki sözlü tartışmanın fiili bir tartışmaya dönüşmeden sanığın ikametine gidip av tüfeğini alarak maktule ateş ettiği, maktulün elinde 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi kapsamında silahtan sayılan bir cisim bulunmadığı nazara alındığında sanığın kendisini savunmak amacıyla hareket ettiğinden bahsedilemeyeceği, iki tarafın da farklı ikametlerde bulunduğu, bu itibarla meşru savunmanın saldırı ile savunmaya ilişkin şartları ve orantılılık ilkesi birlikte gözetildiğinde somut olayda sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında olmadığı belirlenmiştir.
Haksız tahrik yönünden; Her ne kadar katılanlar … ve …ile tanık . mahkeme huzurunda alınan ifadelerinde olay tarihinde sanığın maktulün yanına gelerek para istediğini, maktulün de hurdaları satınca vereceğini söylediğini, bunun üzerine sanığın yere tükürerek “Seninle görüşeceğiz” dediğini, ardından maktulün yanından ayrıldığını, sanığın daha sonra kendi evinin merdivenlerinden maktule küfür ederek av tüfeği ile üç el ateş ettiğini beyan etmiş iseler de olayın sıcağı sıcağına alınan ifadelerinde borç isteme meselesinden bahsetmedikleri, yemek yapma meselesi nedeniyle yaşanan tartışmanın akabinde sanığın av tüfeği ile maktule ateş ettiğini beyan ettikleri, katılan …’nin kolluk ifadesinde maktul ile tartışmasını sanığın görmesi üzerine maktul ile sanığın tartışmaya başladığını, sanığın bir el havaya, bir el de hedef gözeterek maktule ateş ettiğini beyan ettiği, tanık …..,’nin kolluk ifadesinde maktul ile katılan
…’nin yemek meselesi yüzünden tartıştıklarını, akabinde sanığın elinde tüfek ile merdivene çıkarak iki el maktule hedef gözeterek ateş ettiğini, bir el de havaya ateş ettiğini beyan ettiği, savcılık ifadelerinde bu ifadelerini değiştirerek borç isteme iddiasını öne sürdükleri, katılan …’nin sanığın önce bir el havaya ateş ettiğini, ardından iki ya da üç el maktule ateş ettiğini beyan ettiği, tanık …..’nin ise ifadesinde üç el silah sesi duyduğunu, ardından maktulün ikametine gittiğinde maktulü balkonda yerde yatar vaziyette, sanığı da elindeki tüfekle kaçar vaziyette gördüğünü beyan ettiği, katılan ve tanıkların olayın başlangıç ve içeriğine ilişkin beyanlarının aşamalarda değişiklik gösterdiği, bu değişikliğin sanığın daha fazla ceza alması saikiyle gerçekleştiği kanaatine varılarak maktulün sanığa para vermemesi nedeniyle sanığın maktulü öldürdüğüne ilişkin beyanlara itibar edilmediği belirlenmiştir. Her ne kadar sanık mahkeme huzurunda maktulün, kızı ….’yu taciz ettiğini, bu nedenle maktul ile tartıştığını, maktulün kendisine doğru gelmesi üzerine eve giderek tüfeği aldığını, kızına ve kendisine küfürler ettiğini, maktulün kendisine doğru gelmesi üzerine ayaklarına bir kez ateş ettiğini beyan etmiş ise de tanık ….’nun olayın sıcağı sıcağına kollukta vermiş olduğu ifadesinde maktulün kendisini taciz ettiğine ilişkin bir beyanda bulunmadığı, maktul ile ablası katılan …’nin kavgalarını ayırdığı sırada maktulün kendisini darp ettiğini beyan ettiği, olayın en başında suçu kendisi üstlenmişken bile maktulün kendisine karşı cinsel bir eyleminden bahsetmediği, taciz iddiasına ilişkin sanığın, tanık ….. ve …..,.’nin savcılıktaki ve mahkeme huzurundaki beyanlarının olayın içeriği, gerçekleştiği zaman ve niteliği hususunda birbiri ile çeliştiği, tanık Ç.Ö.’nün maktulün ….’ya karşı herhangi bir tacizini ve sarkıntılığını duymadığını beyan ettiği, bu iddianın sanığın daha az ceza alması saikiyle öne sürüldüğü anlaşıldığından bu yöndeki beyanlara itibar edilmediği belirlenmiştir.
Ancak; sanığın mahkeme huzurundaki savunmasında maktulün kızı ….’ya ve kendisine küfürler ettiğini, “Senin ölü ananı sinkaf ederim” dediğini beyan ettiği, katılan …’nin olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde maktul ile sanığın tartıştığını beyan ettiği, sanık ile akrabalık ilişkisi bulunan tanıkların maktulün küfür ettiğini beyan ettikleri, maktul ile akrabalık ilişkisi bulunan katılan ve tanıkların sanığın küfür ettiğini beyan ettikleri dikkate alındığında maktulün katılan … ile tartışması üzerine olaya dahil olan sanık ile maktul arasında tartışmanın başlaması üzerine olayın gerçekleştiği sonucuna varıldığı, ancak ilk haksız eylemin kim tarafından başlatıldığının tarafların yanlı beyanları nedeniyle tespit edilemediği gözetildiğinde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari miktarda haksız tahrik indiriminin uygulandığı belirlenmiştir.
Takdiri indirim yönünden; Sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra maktulü olay yerinde yaralı olarak bırakarak … ilinin Karasu ilçesine kaçtığı, telefonunu kapatarak kolluk ekiplerinin kendisine ulaşmasını engellediği, çıkartılan yakalama emrine binaen 25.09.2020 tarihinde … ilinin Hendek ilçesinde yakalandığı, soruşturma aşamasında eylemi kızı ….’nun gerçekleştirdiğini beyan ederek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında yanıltıcı beyanlarda bulunduğu, hakkında kamu davası açıldıktan sonra ise beyanlarını değiştirerek maktulün, kızı ….’ya tacizde bulunması üzerine korkutmak amacıyla maktule ateş ettiğini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra maktule yardım etmek yerine yaralı olarak olay yerinde bırakıp kaçması, soğukkanlı bir şekilde suçu kızı ….’nun üstlenmesini sağlaması şeklindeki fiilden sonraki davranışları gözetildiğinde sanık hakkında 5237 Kanun’un 62 nci maddesi gereğince takdiri indirim uygulanmadığı saptanmıştır.
2. Sanık soruşturma aşamasındaki ifadelerinde, maktulü kızı ….’nun öldürdüğünü, atılı suçlamayı kabul etmediğini, mahkeme huzurunda alınan savunmalarında ise maktulün kızı ….’yu taciz ettiğini, kendisinin maktule ne yapıyorsun dediğini, maktulün kendisinin üzerine yürüyünce eve girerek av tüfeğini aldığını, maktulün de kendi evinin üzerine çıktığını, maktulün evi ile kendi evi arasında 5-6 metre mesafe bulunduğunu, maktulün, kızına ve kendisine küfürler ettiğini, maktulün kendisine doğru gelmesi üzerine ayaklarına bir el ateş ettiğini, ateş ettiği esnada maktul ile aralarında 6-7 metre mesafe bulunduğunu, katılan …’ye ve kızı ….’ya ambulansı aramasını söyleyerek olay yerinden kaçtığını, korkutmak amacıyla ateş ettiğini, kastının öldürmek olmadığını beyan etmiştir.
3. Katılanlar aşamalardaki ifadelerinde sanıktan şikayetçi olduklarını ve davaya katılmak istediklerini beyan etmişlerdir.
4. Tanıklar K.C.H., F.A., N.B., R.H., Ç.Ö., …. ve E.Ö.’nün beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. 07.06.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu, aynı tarihli olay yeri krokisi, yargılama aşamasında mahkemece aldırılan 04.10.2021 tarihli olay yeri krokisi, kamera kayıtları ve fotoğraflar nazara alındığında maktulün evinin No:41 sayılı ikamet, sanığın evinin No:43 sayılı ikamet olduğu, sanığın evinin dış duvarı ile maktulün evinin dış duvarı arasında 230 cm olduğu, No:41 sayılı ikamet ile No:43 sayılı ikamet arasında, ahır önünde 1 adet plastik fişek tapasının bulunduğu, bu fişek tapasının 590 cm uzağında, No:41 sayılı ikametin merdiven istinat tuğla duvarında, yerden 275 cm yükseklikte, 30×40 cm’lik alan içerisinde birçok küçük saçma deliklerinin bulunduğu, No:41 sayılı ikametin üst katına çıkan merdiven basamağı üzerinde 1 adet plastik fişek tapasının bulunduğu, bu merdivenlerin üzerinde kan lekelerinin olduğu, olayda kullanılan av tüfeğinin No:1 sayılı ikametin giriş kapısı önünde kapı kasasına namlusu yukarıya bakar şekilde, fişek yatağı boş vaziyette bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Maktule ait Adlî Tıp Kurumu Düzce Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan 16.11.2020 tarihli;
“Kişinin vücudunda bir adet tek atışla husulü mümkün av tüfeği saçma taneleri yarası tespit edilmiş olup meydana getirdiği yaralanmanın tek başına öldürücü nitelikte bulunduğu,
Av tüfeği saçma taneleri giriş yaralarının cilt ve cilt altı bulguları ile dağılım paternleri dikkate alındığında, atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu,
Cesetten 2(iki) adet saçma tanesi elde edildiği,
Kişinin ölümünün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı iç organ yaralanması ve buna bağlı gelişen komplikasyonlar sonucu meydana geldiği”
Şeklindeki otopsi raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 14.07.2020 tarihli ve İST-BLS-20-08498 numaralı ile 22.06.2020 tarihli ve İST-KİM-20-18745 numaralı uzmanlık raporları, Düzce Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Kimlik Tespit Büro Amirliğinin 02.07.2020 tarihli ve 2020/137 numaralı uzmanlık raporu ve Düzce Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğü Parmak İzi Geliştirme Laboratuvarı Büro Amirliğinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/123 numaralı uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV.GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin İstinaf Başvurusunun Gerekçesiz Reddedildiğine Yönelen Temyiz Sebebi
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi kararında “Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın maktule yönelik kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun niteliği tayin, kusurluluğu azaltan nedenlerden haksız tahrikin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş, sanık müdafinin sübuta, kararın sanık lehine bozulması ve sanığın beraatine yönelik… itirazları yerinde görülmediğinden…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle istinaf başvurusu reddedildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılanlar Vekilinin Eksik İncelemeye Yönelen Temyiz Sebebi
Mevcut delillerin maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından yeterli olduğu, tanıklar Ç.Ö. ve R.H. hakkında azmettirme sıfatıyla suç duyurusunda bulunulmasının sonuca tesir etmeyeceği ve gelinen bu aşamada yargılamaya bir katkı sağlamayacağı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Keşif Yapılmadığına Yönelen Temyiz Sebebi
Mahkemece “Her ne kadar sanık müdafilerince olay yerinde keşif yapılması talep edilmiş ise de celse arasında olay yerine ilişkin görüntülerin ve krokinin temin edilmiş olduğu, bu nedenle keşif yapılmasının dosyanın safahatına bir katkı sağlamayacağı anlaşılmakla” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle sanık müdafilerinin keşif yapılması yönündeki taleplerinin reddine karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanık Müdafiinin Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi
Her ne kadar sanık öldürme kastının olmadığını, maktulün üzerine doğru gelmesi nedeniyle korkutmak amacıyla ateş ettiğini beyan etmiş ise de 07.06.2020 tarihli olay yeri inceleme raporu, aynı tarihli olay yeri krokisi, yargılama aşamasında mahkemece aldırılan 04.10.2021 tarihli olay yeri krokisi, kamera kayıtları ve fotoğraflara göre maktulün evinin iki katlı No:41 sayılı ikamet, sanığın evinin tek katlı No:43 sayılı ikamet olduğu, No:43 ile No:41 sayılı ikametlerin dış duvarları arasında 230 cm olduğu, bu iki ikamet arasında ahır önünde bir adet fişek plastik tapanın olduğu, bu tapaya 590 cm uzaklıkta No:41 sayılı ikametin merdiven istinat tuğla duvarında yerden 275 cm yükseklikte 30×40 cm’lik alan içerisinde birçok küçük saçma deliklerin bulunduğu, No:41 sayılı ikametin üst katına çıkan merdiven basamağı üzerinde bir adet fişek plastik tapanın olduğu, sanığın ateş ettiği yer ile maktulün vurulduğu yerin eş değer yükseklikte olduğu, sanığın av tüfeği ile evinin üzerine çıktığı, maktulün ise evinin balkonunda olduğu, sanığın maktule doğru hedef gözeterek iki el ateş ettiği, atışlardan bir tanesinin maktule isabet ederek batın ve uyluk ön yüzden giren saçma tanelerinin bir kısmının göğüs boşluğuna girerek perikardda yaralanma oluşturduğu, bir kısmının ise batın boşluğuna girerek ince
bağırsak ve kalın bağırsakta yaralanma oluşturduğu, sanığın atışa engel bir arızası olmayan av tüfeğini maktulün yaşamsal organlarını hedefleyerek yakın mesafeden ateşlemesi sonucu silahın etki alanında kalan maktulün isabet almasının günlük hayat tecrübelerine göre mutlak ve kaçınılmaz olmasına rağmen ateş ederek eylemini, sonucunu bilerek ve isteyerek gerçekleştirdiği nazara alındığında, Mahkemece, sanığın eylemine bağlı kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü ile suç vasfının, tespit ve tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Sanık Müdafiinin Haksız Tahrik Oranına, Katılanlar Vekilinin Haksız Tahrik Bulunmadığına Yönelen Temyiz Sebepleri
Sanığın suçunu ikrar ettiği mahkemedeki savunmasında maktulün, kızı ….’yu taciz ettiğini, bu nedenle maktul ile tartıştığını beyan etmiş ise de ….’nun olayın sıcağı sıcağına kollukta vermiş olduğu ifadesinde maktulün kendisini taciz ettiğine ilişkin bir beyanda bulunmadığı, maktul ile ablası katılan …’nin kavgalarını ayırdığı sırada maktulün kendisini darp ettiğini beyan ettiği, olayın en başında suçu kendisi üstlenmişken bile maktulün kendisine karşı cinsel bir eyleminden bahsetmediği, taciz iddiasına ilişkin sanığın, tanıklar …. ve ….,.’nin savcılıktaki ve mahkeme huzurundaki beyanlarının olayın içeriği, gerçekleştiği zaman ve niteliği hususunda birbiri ile çeliştiği, tanık …..’,nün maktulün ….’ya karşı herhangi bir tacizini ve sarkıntılığını duymadığını beyan ettiği gözetildiğinde bu yöndeki beyanlara itibar edilmediği, ancak sanığın, maktulün kızı ….’ya ve kendisine küfürler ettiğini, “Senin ölü ananı sinkaf ederim” dediğini beyan ettiği, katılan …’nin olayın sıcağı sıcağına alınan ifadesinde maktul ile tartışmasını sanığın görmesi üzerine maktul ile sanığın tartışmaya başladığını beyan ettiği, sanık ile akrabalık ilişkisi bulunan tanıkların maktulün küfür ettiğini beyan ettikleri, maktul ile akrabalık ilişkisi bulunan katılan ve tanıkların sanığın küfür ettiğini beyan ettikleri dikkate alındığında maktulün katılan … ile tartışması üzerine olaya dahil olan sanık ile maktul arasında tartışmanın başlaması üzerine olayın gerçekleştiği sonucuna varıldığı, ancak ilk haksız hareketin kim tarafından başlatıldığının taraflar ve tanıklar arasında farklı beyanların bulunması nedeniyle tespit edilemediği gözetildiğinde, sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca asgari miktarda indirim uygulanarak 18 yıl hapis cezası belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
F. Sanık Müdafiinin Takdiri İndirime Yönelen Temyiz Sebebi
Mahkemece “Sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra maktulü olay yerinde yaralı olarak bırakarak … ilinin Karasu ilçesine kaçtığı, telefonunu kapatarak kolluk ekiplerinin kendisine ulaşmasını engellediği, çıkartılan yakalama emrine binaen 25.09.2020 tarihinde … ilinin Hendek ilçesinde yakalandığı, soruşturma aşamasında eylemi kızı ….’nun gerçekleştirdiğini beyan ederek maddi gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında yanıltıcı beyanlarda bulunduğu, hakkında kamu davası açıldıktan sonra ise beyanlarını değiştirerek maktulün kızı ….’ya tacizde bulunması üzerine korkutmak amacıyla maktule ateş ettiğini beyan ettiği hususları birlikte değerlendirildiğinde sanığın eylemini gerçekleştirdikten sonra maktule yardım etmek yerine yaralı olarak olay yerinde bırakıp kaçması, soğukkanlı bir şekilde suçu kızı ….’nun üstlenmesini sağlaması şeklindeki fiilden sonraki davranışları gözetildiğinde” şeklindeki dava dosyası kapsamına uygun, yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye istinaden sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 05.05.2022 tarihli ve 2022/613 Esas, 2022/965 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.01.2023 tarihinde karar verildi.