Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10230 E. 2023/1655 K. 05.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10230
KARAR NO : 2023/1655
KARAR TARİHİ : 05.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’a karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.01.2016 tarihli ve 2015/290 Esas, 2016/30 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 13.01.2021 tarihli ve 2020/16834 Esas, 2021/1002 Karar sayılı kararı ile dosyanın basit yargılama usulü yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiştir.

3. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; bozma sonrası yargılamadan haberdar edilmediğine, yokluğunda karar verildiğine, savunma hakkının engellendiğine, eksik incelemeye, katılanın şikayetten vazgeçtiğine, vazgeçmenin dikkate alınmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, daha önce hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık …’ın babası olduğu, katılan ile sanıkların sebze meyve satışı işi yaptıkları, sanıkların sergi açtığı yere katılanın sergi açtığı gerekçesiyle tarafların tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanıkların katılanı elleriyle darp etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları anlaşılmıştır.

2. Sanık savunması, katılanın ve tanıkların beyanları, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı tespitini içeren Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesinin, 02.06.2015 tarihli ve 193 numaralı genel adlî muayene raporu, uzlaşma teklif formaları ile sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanığın bozma sonrası yargılamadan haberdar edilmediğine, yokluğunda karar verildiğine, savunma hakkının engellendiğine, eksik incelemeye, katılanın şikayetten vazgeçtiğine, vazgeçmenin dikkate alınmadığına, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına ve vesaireye yönelen temyiz sebepleri yönünden yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, bozma sonrası sanığın usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edildiği, bozma içeriği sanık lehine olduğundan 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca sanığın davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemesi nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek davanın yokluğunda bitirilebileceği, dolayısıyla savunma hakkının kısıtlandığından

bahsedilemeyeceği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, katılanın beyanı ile uyumlu adlî muayene raporu içeriği karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, katılanın şikayetten vazgeçme beyanının bulunmadığı, “Sanığın geçmişi itibariyle yeniden suç işlemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmadığından” şeklindeki yasal ve yerinde gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2021 tarihli ve 2021/164 Esas, 2021/232 Karar sayılı kararında sanıkça öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.04.2023 tarihinde karar verildi.