YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10251
KARAR NO : 2023/1243
KARAR TARİHİ : 22.03.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eşe Karşı Kasten Yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27/02/2019 tarihli 2018/599 Esas ve 2019/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı öldürmeye teşebbüs suçundan suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27/02/2019 tarihli 2018/599 Esas ve 2019/45 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/1240 Karar sayılı kararı ile;
”2-a)Sanığın alınan ilk savunması ve sonraki savunmalarında defaatle dile getirdiği mağdurun kendisini aldattığı yönündeki iddialarla ilgili bilgi sahibi olduğu düşünülen tanık …’un yeniden duruşmaya çağrılarak, özellikle sanığın kolluk beyanında … ile…’nin birlikte yabancı erkeklerle cinsel ilişkiye girdiğini bunu…’nin kendisine söylemesi nedeniyle kendisinde oluşan elem ve hiddet altında suçu işlediğini söylemesi nedeniyle bu ifade okunarak tanığın detaylı beyanı alınarak sonucuna göre; sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanması gerekip gerekmediğinin araştırılması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme hüküm kurulması,
2-b)Sanığın alınan ilk ifadesinde mağdurenin sanığa hitaben “beni hastaneye bırak” demesi üzerine sanığın tamam demesi üzerine mağduru hastane bahçesine bıraktığına yönelik beyanı, dosya içerisinde mevcut 05.04.2015 tarihli tutanak içeriğide dikkate alınarak; mevcut tutanak mümzilerinin duruşmada dinlenmesi, mümkünse mağdurun sanık tarafından vurulduktan sonra ihbar üzerine tam olarak bulunduğu yerin ve bu yerle en yakın hastane arasındaki mesafenin tekrar tespiti ile bu hususların araştırılarak sanık hakkında gönüllü vazgeçme hükümlerini düzenleyen 5237 sayılı TCK’nin 36. maddesi hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiği,
3)Sanık … hakkında mağdur …’ye yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde, TCK 58. madde hükmünün uygulanmaması,” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/301 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 36 ıncı maddesi delaletiyle, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bendleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; ceza hesaplanırken sonuç olarak 72 ay hapis cezası yerine hesap hatası yapılarak 6 yıl hapis cezasına karar verilmesine, ilişkindir.
2. Katılan … (….,) vekilinin temyiz istemi; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ceza verilmesi gerektiğine, sanığa verilen cezada yapılan indirimlerin haksız olduğuna, ilişkindir.
3. Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi; sanığa kasten yaralama suçundan ceza verilmesinin hatalı olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, ilişkindir.
4. Sanık müdafiinin temyiz istemi; alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilen cezanın fazla olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde evli olan sanık ile katılan arasında ailevi problemler nedeni ile sorunlarının olduğu, bu nedenle zaman zaman ayrı yaşadıkları, suç tarihinde de katılanın 8 aydır sanıktan ayrı yaşadığı, suç tarihinde sanığın katılanı olay mahallinde görmesi üzerine daha önce aralarında meydana gelen olaylar nedeni ile de katılanın korkarak kendisinden uzaklaşmaya çalıştığı, katılanın bu esnada tesadüfen aracı ile olay yerinden geçmekte olan müşteki …’ı durdurup “kurtar beni” diyerek aracına bindiği, sanığın da katılanı takip ederek katılanın yardım istemiş olduğu taksi içerisinde bulunduğu sırada kendisine doğru hedef gözeterek birden fazla kez ateş ettiği, bunun sonucunda katılanın iki adet sol göğüs bölgesine, üç adet karın bölgesine ve bir adet sol bacağa olmak üzere vücuduna toplam altı adet kurşun isabet ettiği ve Adli Tıp Kurumu Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 02.06.2015 tarihli raporunda, katılanın yaralanmasının kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığının belirtildiği,
Sanığın olay sonrası diğer müşteki …’ın aracına zorla el koyarak katılan ile birlikte olay mahallinden uzaklaştığı bu kaçma sırasında katılanın sanık ile konuşarak yaralandığını da söyleyerek hastaneye bırakmasını istediği, sanığın araç ile kaçarken katılanı hastane yakını olduğu iddia edilen bir yere bıraktığı, katılanın olay yerinde bulunması sonrasında hastaneye kaldırıldığı,
2. Sanığın savunmasında suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Katılan ve müşteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Adlî Tıp Kurumu Küçükçekmece Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 02.06.2015 tarihli rapor içeriğine göre;
”ASMÇ yaralanması sonucu getirildiği, batında sol kalın barsak yaralanması tamir edildiği, stoma denilen barsak karna ağızlaştırılmış sol akciğerine göğüs tüpü uygulandığı, ayrıca sol bacak derin femoral vendeki damar yaralanması tamir edildiği kayıtlı olmakla;
Kafa kemiklerinde kırık, kafa içi travmatik değişim, iç organ, büyük damar ve sinir lezyonu tarif edilmediği anlaşılmakla;
SONUÇ;
Yaralanmasının;
a-Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b-Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
c-Vücutta kemik kırığı tarif edilmediği”
Görüşünü bildirir rapor dosya içerisinde mevcuttur.
5. 20.08.2020 tarihli; ” sanığın katılanı bıraktığı hastanenin olay yerine 7300 metre uzaklıkta olduğu, olay yerine nispeten yakın mesafede 2 ayrı hastanenin daha olduğunu,” tespit eden tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
6. Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan ilâmın bir sureti dava dosyasına eklenmiştir.
7. Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/1240 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Cumhuriyet Savcısının Hesap Hatasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden,
Sanığa tayin edilen 6 yıl 24 ay hapis cezası üzerinden 5237 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle 1/4 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 4 yıl 24 ay hapis cezası yerine 6 yıl hapis olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa fazla cezaya hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Katılan … … (…) Vekili ile Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Suç Vasfı Yönünden
Gönüllü vazgeçmenin düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinde “Fail, suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçer veya kendi çabalarıyla suçun tamamlanmasını veya neticenin gerçekleşmesini önlerse, teşebbüsten dolayı cezalandırılmaz; fakat tamam olan kısım esasen bir suç oluşturduğu takdirde, sadece o suça ait ceza ile cezalandırılır.” şeklinde belirtildiği, somut olayda sanığın katılana tabanca ile ateş ettikten sonra katılanın sanık ile konuşarak yaralandığını söyleyerek kendisini hastaneye bırakmasını istediği, sanığın da bunun üzerine araç ile kaçarken katılanı bilirkişi raporu ile tespit edilen (olay yerine nispeten yakın mesafede 2 ayrı hastane de var iken) olay yerine 7300 metre uzaklıkta bulunan … Kalp Damar Hastanesi yakınında gümrük yolu üzerinde bir yere bıraktığı anlaşıldığından, sanığın katılana 6 defa ateş etmek suretiyle göğüs, karın ve bacak bölgelerinden yaralamak suretiyle eylemini tamamladığı, neticenin meydana gelmesini engelleyecek bir tavır ve davranış sergilemediği, tamamladığı icrai hareketlerden sonra katılanın ısrarlı yakarışları sonrası katılanı hastaneye uzak bir noktada indirerek olay yerinden kaçtığı, katılanın yardım çığlıkları üzerine çevredekilerin müdahalesi ile kaldırıldığı hastanede yapılan sağlık yardım ve tedavileri neticesinde eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesi gereği gönüllü vazgeçme hükümleri uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Haksız Tahrik Uygulanması Yönünden
Sanığın evlilik birliği devam ederken de katılan tarafından aldatıldığını düşündüğü, kaldı ki bu konunun tanık… tarafından da bilindiği ve bu konuda uyarıldığı anlaşılmakla, sanığın eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik
hükümlerinin uygulanmasında isabetsizlik tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Alt Sınırdan Uzaklaşılmak Suretiyle Ceza Tayini Yönünden
Mahkemece “eylemin silahla ve eşe karşı gerçekleştirilmesi karşısında birden fazla şıkkın ihlal edilmesi, diğer yandan gönüllü vazgeçmenin sanığın suç yolunda epey ilerledikten sonra meydana gelmesi (Bu noktada sanığın olay yerine 200 metre ve 2200 metre uzaklıktaki hastanelere mağduru götürebileceği halde daha uzak konumdaki hastaneye götürmesi göz önüne alınmıştır.) hususları birlikte değerlendirildiğinde; temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılmış,…” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeye dayanılarak cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle tayin edilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Fazla Ceza Tayini Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinde takdiri indirim nedeni olarak, “failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi” hususların göz önünde bulundurularak takdiri indirim nedenlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin bildirildiği, Mahkemenin bozmaya konu olan hükmünde sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca indirim yapıldığı ve bozma sonrası yeni bir olumsuzluk tespit edilmediği halde bozma öncesinde kurulan hükümdeki aynı gerekçe ile bu kez 5237 sayılı Kanun’un 62 nci uygulanmayarak fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
D. Vesair Yönünden
Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 11.06.2020 tarihli ve 2020/88 Esas, 2020/1240 Karar sayılı ilamını etkisiz kılacak şekilde, sanığın Adli sicil kaydında yazılı Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/550 Esas 2013/337 Karar sayılı ilamı nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların eleştiri nedeni dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılan … vekili, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (A), (B-1), (C-2) ve (D-1) bentlerinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii, kaılan vekili ile sair temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2020 tarihli ve 2020/301 Esas, 2020/390 Karar sayılı kararının 1412 sayılı
Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.03.2023 tarihinde karar verildi.