YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10264
KARAR NO : 2023/349
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/508 Esas, 2015/584 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli ve 2014/508 Esas, 2015/584 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 07.10.2019 tarihli ve 2019/14009 Esas, 2019/17821 Karar sayılı kararıyla;
“…1) Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/1. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçu uzlaşmaya tabi olduğu halde, soruşturma ve kovuşturma aşamasında taraflara uzlaşmayı kabul edip etmediklerinin sorulmadığı anlaşılmakla; taraflar arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesi, uzlaştırma girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması halinde yargılamaya devamla hüküm kurulması lüzumu,
Kabule göre de;
2) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas-2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53/1. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/601 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ve 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
1. Eksik incelemeye,
2. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık ile katılanın Maltepe 1 Nolu L Tipi Ceza İnfaz Kurumunda tutuklu olarak bulundukları, katılan ile tanık G. E’nin olay tarihinden iki gün önce ceza infaz kurumu ikinci müdürü ve baş gardiyana koğuşlarında uyuşturucu madde kullanıldığına dair şikayette bulundukları, akabinde koğuşta arama yapıldığı ve sanık ile arkadaşlarının katılanın şikayeti nedeniyle arama yapıldığını düşündükleri ve bu konuda sanık ile katılan arasında başlayan tartışmanın karşılıklı kavga olayına dönüştüğü, kavga sırasında sanığın katılanın kulağının arka kısmına yumrukla vurmak suretiyle katılanı … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.06.2014 tarihli ve 2014/15422 sayılı raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanığın suçlamayı tevil yollu ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Katılan aşamalarda benzer beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanık G. E’nin soruşturma aşamasında beyanı tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
5. Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
Adli Tıp Kurumu Kartal Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 12.06.2014 tarihli ve 2014/15422 sayılı;
“…Şahıs Hakkında düzenlenmiş; Şubemize ait 07.03.2014 tarihli 6298 sayılı rapora ek olarak;
KEAH ‘nin 15.01.2014 tarihli, 2674452 sayılı sayılı KBB raporunda;
Bir başka şahıs tarafından darp veya çarpma nedeniyle muayene edildiği, sağ timpanik mebran ön kadranda kenarları düzensiz hemorojik perfore. Sol timpanik membran arka kadranda kenarları düzenli eski ile uyumlu perfore mevcut olduğu, odyo sağda 42/23, solda 28/13 olduğu bildirildiğine göre; Mevcut rapor bulgularına istinaden yaralanmasının;
S O N U Ç :
a) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI ,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI…”
Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. Taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığına dair düzenlenen 13.10.2020 tarihli Uzlaştırmacı Raporu dava dosyasına eklenmiştir.
7. Sanığın güncel adli sicil kaydı ve tekerrüre esas alınan ilam örneği ile kesinleşme şerhi dava dosyasında mevcuttur.
8. 14.01.2014 tarihli tutanak, Maltepe 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğünün 03.02.2014 tarihli suç duyurusu yazısı ve ekindeki örnek disiplin dosyası dava dosyasında mevcuttur.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme
Sanık, tanık G. E. dinlenmeden eksik inceleme ile karar verildiğini temyiz nedeni olarak bildirmiş ise de 5271 sayılı Kanun’un 210 uncu maddesinin birinci fıkrasının “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez.” şeklindeki hükmü dikkate alındığında; sanığın katılana yönelik kasten yaralama eylemine ilişkin tek delilin tanık G. E’nin anlatımından ibaret olmadığı, katılanın beyanı ve Olay ve Olgular başlığı altında (5) numaralı paragrafta belirtilen adlî raporun suça ilişkin diğer delillerden olduğu, tanık G. E’nin duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmadığı ve zorla getirme kararlarına da olumsuz cevap verildiği anlaşılmakla, Mahkemenin tanık G. E’nin soruşturma aşamasındaki beyanının okunmasına karar vererek dinlenmesinden vazgeçmesinde isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler
Daha önce kasıtlı suçtan ertelemeye engel sabıkası bulunan ve mükerrir olan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasını geri bırakılması, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanamayacağı, Mahkemece sanığın sabıkalı geçmişi dikkate alınarak yasal, yerinde ve yeterli gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesinde düzenlenen seçenek tedbirlerin ve aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takdirî indirim hükümlerinin uygulanmadığı, sanık lehine başkaca uygulanması mümkün lehe hükmün de bulunmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 44. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2021 tarihli ve 2019/601 Esas, 2021/251 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.