YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10267
KARAR NO : 2023/204
KARAR TARİHİ : 01.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Eşe karşı basit kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı basit kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları ile 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazına karar verilmiştir.
2. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.02.2016 tarihli ve 2016/14 Esas, 2016/129 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2020/3423 Esas, 2020/6629 Karar sayılı kararı ile;
“…1) Sanığın 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen cezasından, eylemini eşine karşı gerçekleştirmesi nedeniyle (1/2) oranında artırım yapılırken, uygulanan kanun maddesinin hükümde “TCK’nin 86/3-a” maddesi yerine “TCK’nin 86/3-e” maddesi olarak hatalı gösterilmesi,
2) Sanık hakkında tekerrüre esas alınan Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 31.05.2011 tarih ve 2011/40 Esas – 2011/79 Karar sayılı ilamına konu suçun 5237 sayılı TCK’nin 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının ve sanığın adli sicil kaydında başkaca tekerrüre esas alınabilecek ilamı olmadığının anlaşılması karşısında; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması…”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/176 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında eşe karşı basit kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine, 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca iki yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi;
1. Savunma hakkının kısıtlandığına,
2. Eşinin şikayetten vazgeçmesinin dikkate alınmadığına,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına,
4. Eksik inceleme ile karar verildiğine,
5. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Resmi nikahlı evli olan sanık ile mağdurun olay günü ailevi sebeplerle tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve kavga sırasında sanığın eliyle mağduru darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık suçlamayı inkar etmiştir.
3. Mağdurun aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu belirlenmiştir.
4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Buldan Göğüs Hastalıkları Hastanesinin 24.11.2015 tarihli ve 32008 numaralı;
“Sol omuzda eritem, yaklaşık 5 cm boyutunda 2 adet abrazyon, sol submandibuler bölgede yaklaşık 3 cm abrazyon…Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir…”
Şeklinde görüş içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları dava dosyasına eklenmiştir.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Savunma Hakkı
Sanık, bozma sonrası yapılan yargılamadan haberdar edilmediğini ve yokluğunda yargılama yapıldığını temyiz nedeni olarak belirtmiş ise de 20.01.2021 tarihli celsede Yargıtay bozma ilâmına karşı diyeceklerinin sanıktan sorulduğu görülmekle, savunma hakkının kısıtlanmasına neden olacak herhangi bir usule aykırılık tespit edilmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Şikayetten Vazgeçme
Mağdur her ne kadar sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçmiş ise de sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde düzenlenen eşe karşı basit kasten yaralama suçunun şikayete tabi olmaması sebebiyle
Mahkemenin uygulamasında isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eksik İnceleme
Mağdurun olayın akabinde alınan beyanı ile uyumlu adlî muayene raporu içeriği karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması
Sanığın adli sicil kaydında yer alan, suç tarihi olan 24.11.2015 tarihinden önce kesinleşen ve 21.03.2013 tarihinde infaz edilen Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2012 tarihli ve 2012/253 Esas, 2012/332 Karar sayılı kararı ile mala zarar verme suçundan doğrudan verilen 2.000 TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının oluşmadığı anlaşılmış ise de anılan ilama konu suçun 5237 sayılı Kanun’un 151 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen mala zarar verme suçuna ilişkin olması ve bu suçun 5271
sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alınması karşısında; 5237 sayılı Kanun’un 2 nci ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, söz konusu ilama ilişkin uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, sonucuna göre 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen diğer koşullar da gözetilerek sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken, 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken belirtilen gerekçe ile çelişen “Sanığın geçmişi itibariyle yeniden suç işlemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmadığından…” şeklindeki gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
E. Vesair
Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde “…sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan…” şeklindeki gerekçe ile 5237 sayılı Kanun’un 51 inci maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken, “Sanığın geçmişi itibariyle yeniden suç işlemeyeceği kanaati mahkememizde oluşmadığından…” şeklindeki gerekçe ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilerek çelişkiye neden olunması ve kabul ve uygulamaya göre de kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (D ve E) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/176 Esas, 2021/252 Karar sayılı kararının, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.02.2023 tarihinde karar verildi.