YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10302
KARAR NO : 2023/679
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2016 tarihli ve 2015/131 Esas, 2016/141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesi birinci fıkrası, 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesi birinci fıkrası (d) bendi ve son fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2021/663 Esas, 2021/1403 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması ve haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılması gerektiği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/218 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesi birinci fıkrası, 86 ncı maddesi üçüncü fıkrası (e) bendi, 87 nci maddesi birinci fıkrası (d) bendi ve son fıkrası, 29 uncu maddesi birinci fıkrası, 62 nci maddesi birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;
1. Cezanın zamanaşımına uğradığına,
2. Kazanılmış hakkının korunmasına,
3. Meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasına,
4. Haksız tahrik indiriminin yetersiz olduğuna
5. Vesaireye
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılanın aynı iş yerinde çalıştıkları, olay günü aralarında iş ile ilgili bir hususta telefonda konuştukları sırada tartıştıkları ve birbirlerine karşı sinkaflı küfürler ettikleri, sanık ile katılanın ayrı araçlarla şantiye alanına doğru yola çıktıkları sırada karşılaştıkları ve araçlarından inerek kavga etmeye başladıkları, karşılıklı birbirlerine vurdukları sırada sanığın üzerinde taşıdığı bıçakla katılanı sol koltuk altından kemik kırığı oluşturacak, hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Katılanın aşamalarda değişmeyen, istikrarlı anlatımları bulunmaktadır.
4. Olaya ilişkin bilgisi ve görgüsü bulunan tanık beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalının 14.01.2015 tarih ve 17 sayılı raporuna göre
sanığın eylemi neticesinde katılanın sol koltuk altından yaşamsal tehlike geçirecek ve orta (2.) derecede kemik kırığı oluşturacak şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
6. 25.12.2014 tarihli Genel Adli Muayyene Raporunda sanığın vücudunun çeşitli yerlerinden basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı bildirilmiştir.
7. Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 16.02.2021 tarihli ve 2021/663 Esas, 2021/1403 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Zamanaşımı
Sanığa yüklenen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst haddine göre suç tarihi olan 25/12/2014 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesi birinci fıkrası (e) bendi, 67 nci maddesi dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılması karşısında, hükümde zamanaşımı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Kazanılmış Hak
Ceza miktarı yönünden kazanılmış hak sanık veya onun lehine ilgililer tarafından temyiz davası açıldığında, lehe bozma üzerine yeniden kurulan hükümle belirlenen cezanın ve sonucun önceki hükümle belirlenen cezadan ve sonuçtan daha ağır olmamasıdır. Olay ve Olgular başlığında ayrıntısına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar veren Mahkemece, sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız tahrik nedeniyle asgari oranda indirim yapılarak belirlenen ceza miktarı üzerinden, diğer indirim hükümlerinin tatbiki suretiyle belirlenen 3 yıl 9 ay netice ceza miktarının, bozma ilâmına konu Mahkeme hükmü ile belirlenen 4 yıl 2 ay netice ceza miktarından az olduğundan, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının korunması gerektiren bir durum bulunmadığı kanaatine varıldığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Meşru müdafaa ve Haksız tahrik
Sanık ile katılan arasında telefonda başlayan tartışmanın, yolda karşılaşmaları üzerine tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga üzerine katılanın hayati bölgesinden yaşamsal tehlike geçirerek şekilde yaralandığı, sanığın ise basit tıbbı müdahale ile giderilecek şekilde yaralandığı, olay günü kavganın kim tarafından başlatıldığının kesin olarak belirlenemediği, bu hâli ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli ve 2002/4-238 Esas, 2002-367 sayılı Kararı ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarıyla uyumlu şekilde sanık lehine (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı, meşru savunma hükmünün uygulanabilmesi için ilk saldırının kimden geldiğinin kesin olarak belirlenmesinin ve meşru savunmanın unsurlarını teşkil eden saldırı ve savunmaya ilişkin diğer koşulların somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin buna göre belirlenmesinin gerektiği belirlenmekle, Mahkemece meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmamasında ve 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (¼) haksız tahrik indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4.Vesaire
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/218 Esas, 2021/403 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.