YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10486
KARAR NO : 2023/3094
KARAR TARİHİ : 15.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.05.2016 tarihli ve 2015/219 Esas, 2016/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Ulus Asliye Ceza Mahkemesi kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/1966 Esas, 2021/4483 Karar sayılı kararı ile sanığın üzerine atılı suç için isnat edilen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, sanığın savunması ve ek savunmasının yargılamayı yapan mahkemece bizzat alınması ve sanığa sevk maddelerinde gösterilmeyen 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesi birinci fıkrası son cümlesi uyarınca ek savunma hakkı tanınması gerektiği nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrası (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrası (c) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrası son cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmü temyiz etme iradesinden ibarettir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Katılan … ile sanık …’in kardeş oldukları, olay tarihinde evin önüne araç park etme meselesi yüzünden taraflar arasında başlayan tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüşmesi üzerine sanık …’in yerden almış olduğu taşla katılanın kafasına vurarak darp ettiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3.Katılan, sanığın kendisini taş ile vurarak darp ettiğini beyan etmiştir.
4.Katılan hakkında tanzim olunan adli muayene raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
5.Mahkemece Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18.03.2021 tarihli ve 2021/1966 Esas, 2021/4483 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek gerekleri yerine getirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Sanık temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerini belirtmemişse de, 1412 sayılı Kanun’un 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca bu husus sanığın temyiz dilekçesinin reddini gerektirmediğinden, sanığın gerekçesiz temyiz talebinin reddini isteyen tebliğname düşüncesine iştirak olunmamıştır.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanık hakkında bozma öncesi kurulan hükümde neticeten 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine hükmün bozulduğu, bozma üzerine Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararıyla neticeten 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmışsa da, bozma öncesi kararın yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi son cümlesi uyarınca kazanılmış hakkı gereği sanığın cezasının 2 yıl 13 ay 15 gün hapis olarak infazına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi kanuna aykırı bulunmuş ve bu aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle Ulus Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2021/156 Esas, 2021/169 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulandığı paragraftan sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca infaz edilecek ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle hapis cezasının 2 yıl 13 ay 15 gün olarak infazına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.05.2023 tarihinde karar verildi.