YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10527
KARAR NO : 2023/2502
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.12.2010 tarihli ve 2009/947 Esas, 2010/772 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri , 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile
cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmedilerek 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
2. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/152 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararı ile, sanığın denetim süresi içerisinde 18.05.2014 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeni ile açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükmün açıklanmasına karar verilmiştir.
3. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2016 tarihli ve 2016/152 Esas, 2016/268 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin (birleşen) 22.12.2020 tarihli ve 2020/15327 Esas, 2020/19868 Karar sayılı kararı ile ek savunma hakkı alınmaması, hesap hatası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağı hususunun tartışılmaması, Anayasa Mahkemesince 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı ibarelerinin iptal edilmesi nedeni ile hak yoksunlukları yönünden sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/719 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) ve (son) bentleri, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ertelenerek 2 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemleri, eksik araştırmaya, suçun işlenmediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in daha önceden arasında husumet bulunan köftecilik yapan temyiz dışı mağdur …’in yanına gittiği çıkan tartışma sırasında mağdur …’i bıçakla yaraladığı, arkasından olay yerinde bulunan mağdur …’i de bıçakla yaraladığı anlaşılmakla sanığın mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
Sanık savunmasına göre mağdurun küfürlü sözlerle ve saldırarak tahrik ettiklerini ifade ettiğinden sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunca tanzim olunan, 28.12.2009 tarihli; “Kişide iki adet kesici delici alet yaralanması tanımlandığı,
1) Karın içine girip karaciğer, duadenum ve mide lezyonlarına neden olan kesici delici alet yaralanmasının;
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLDUĞU,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI,
2) Sağ el üstünde 1 cm lik kesiye neden olan yaralanmasının;
a)Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
b)Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU,
3)Vücutta kemik kırığı tanımlanmadığı,
4)Organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması yada yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bir bozukluk tarif edilmediği ” görüşünü içerir adli muayene raporu dava dosyasına eklenmiştir.
3. Sanığın aşamalardaki savunmaları, mağdur beyanı, olay yeri inceleme raporu, kollukça düzenlenen diğer tutanaklar, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine ve içeriğine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında Mahkeme kararında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası yerine 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası yazılmış ise de ceza miktarı doğru olarak belirlendiğinden mahallinde düzeltilmesi mümkün bulunduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
1. Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasının kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanık müdafiinin eksik araştırmaya, suçun işlenmediğine yönelik temyiz istemleri yönünden yapılan incelemede,
İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığından eksik araştırma bulunmadığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin mağdurun beyanı ve bu beyanı doğrular nitelikte Olay ve Olgular başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerini yer verilen adli muayene raporu ile saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2021/72 Esas, 2021/719 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.