YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10549
KARAR NO : 2023/432
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.02.2022 Tarihli ve 2021/419 Esas, 2022/74 Karar Sayılı Kararı
Sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.04.2022 Tarihli ve 2022/1434 Esas, 2022/1498 Karar Sayılı Kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan … vekili ile sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Kasten öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığına, illiyet bağının kesildiğine, eylemin kasten yaralama sonucu ölüm kapsamında kaldığına,
Haksız tahrikin ağırlığına,
Eksik inceleme ile karar verildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Maktul ile sanığın uzaktan akraba oldukları, sanığın bir markette gece bekçisi olarak çalıştığı, iddiaya göre maktulün bazen gidip sanıktan zorla alkol ve sigara aldığı, bu sebeple aralarında tartışma çıkıp bu kavganın husumete dönüştüğü, değişik günlerde yine birbirlerine karşı bağırıp çağırdıkları, birbirlerine yönelik hakaret içerikli sözler söyledikleri, olaydan bir hafta önce de aynı şekilde aralarında gerginlik oluştuğu, olay günü sanığın eşi ve misafirleri ile birlikte evinde oturduğu esnada maktulün motosiklet ile evinin önüne geldiğini gören sanığın av tüfeğini alarak dışarı çıktığı, maktule doğru av tüfeği ile bir kaç el ateş ettiği, maktulün kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği, otopsi raporuna göre de; maktulün av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı beyin harabiyeti, beyin kanaması (subaraknoidal ve intraparankimal) ve gelişen komplikasyonlar sonucunda öldüğü anlaşılmıştır.
Suç vasfı;
Ölüme neden olan ve otopsi sırasında elde edilen, sağ bacak arka alt 1/3’ten ve kafada cilt altından çıkarılan 10 (on) adet saçma tanesinin sayısı, atışların öldürücü bölgeye çok sayıda isabet etmesi, sanığın ani gelişen olayda eyleme hazırlık aşaması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın maktulü korkutmaktan ziyade öldürmek kastıyla hareket ettiği ve atılı eylemi kasten işlediği kanaatine varılmıştır.
Haksız Tahrik;
Gerçekleşen eylemde maktülün olay öncesinde gerek alacak-borç ilişkisi nedeni ile gerekse sanığın markette çalışması nedeni ile maktülün, sanığı çalıştığı yerin sahibi tanık K.D.’ye şikayet etmesi, tanık K.D.’nin mahkememize vermiş olduğu beyanında bu hususu doğrulaması ancak sanığın işyerinden içki almadığının tanık beyanı ile de doğrulanması, dosyada delilleri mevcut hakaret ve tehdit içeren tartışmalar ve bu eylemlerin verdiği hiddet, haksız tahrik teşkil eden bir fiil olarak kabul edilerek, sanığın maktülü belirtilen sebeple kasten öldürdüğü ve dolayısıyla sanığın üzerine atılı eylemi haksız tahrik altında işlediği anlaşılmakla, haksız fiil teşkil eden maktulün eylemine karşı adli makamlar önünde hakkını aramaksızın, çok genç yaşta ölümüne sebebiyet verilen maktule karşı gösterilen aşırı orantısız tepki nedeniyle daha fazla indirim yapılmasının makul düzeyde olmayacağı kanaati ile tahrikin nitelik ve boyutu gözönüne alınmak suretiyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezasına hükmolunmuştur.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Tanıkların ve temyiz dışı tarafların beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
4. 03.07.2021 tarihli Olay Yeri İnceleme Raporu ve Krokisi dava dosyasında bulunmaktadır.
5. … Emniyet Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarı’nın 08.07.2021 tarihli; ”Olay yerinden elde edilen 2 adet kartuşun incelemeye konu av tüfeği ile atıldıklarına” ilişkin uzmanlık raporu dava dosyasında mevcuttur.
6. … Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nin 27.09.2021 tarihli raporunda;
Maktul …’in; ”Ölümünün ateşli silah av tüfeği saçma taneleri yaralanmasına bağlı beyin harabiyeti, beyin kanaması (subaraknoidal ve intraparankimal) ve gelişen komplikasyonlardan ileri geldiği.
-Yaralanma ile kişinin ölüm tarihi arasındaki zaman dilimi göz önüne alındığında uzun süre yatarak tedavi görmüş olması sebebiyle faydası olmayacağından; uyutucu-uyuşturucu madde veya zehirlenme açısından toksikolojik incelemeye gerek duyulmadığı,
-Otopsi sırasında elde edilen, sağ bacak arka alt 1/3’ten ve kafada cilt altından çıkarılan, 10 (on) adet saçma tanesi ile uyumlu yabancı cismin ilgili Cumhuriyet Savcılığına usulüne uygın olarak teslim edildiği,
-Saçma taneleri giriş delikleri cilt-ciltaltı bulguları ve dağılımı göz önüne alındığında atış ya da atışların uzak atış mesafesi ile uyumlu olduğu, mevcut bulgulara göre kaç atış ile meydana geldiği yada getirildiği hususunda yorum yapılamayacağı..”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suçun Manevi Unsuru ve Suç Vasfı Yönünden
Her ne kadar sanık müdafii, sanık ile maktul arasında öldürmeyi gerektirir husumet bulunmadığını, sanığın öldürme kastı ile hareket etmediğini belirtmiş ise de; Olay ve Olgular başlığının (A-1) numaralı paragrafı, maktule ait otopsi raporu, olay yeri inceleme raporu, tanıklar D.K, B.P., Ş.K. ve İ.H.D.’nin beyanları birlikte değerlendirildiğinde, suç tarihinde maktulün motosiklet ile evinin önüne geldiğini gören sanığın av tüfeğini alarak dışarı çıktığı, ikametine girmekte olan maktule doğru av tüfeği ile iki el ateş ettiği, av tüfeği saçmalarının maktulün sağ bacak ve kafa bölgelerine isabet ettiği ve maktulün kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdiği olayda, sanığın doğrudan kast ile hareket ettiğinin sabit olduğu, suçta kullanılan av tüfeğinin ölüm neticesini meydana getirmeye elverişli mahiyette bulunduğu da gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama olanağının bulunmadığı anlaşılmakla, hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız Tahrik Yönünden
Sanığın aşamalarda, ”Çalıştığı büfeye değişik tarihlerde gelen maktulün kendisinden tehdit yoluyla içki ve sigara aldığını ayrıca kendisinin büfeden içki çaldığı yönünde asılsız söylemde bulunarak işten çıkartılmasını sağladığını” ifade etmesi, işyeri sahibi tanık K.D.’nin ”20-25 gün öncesinde büfeye gelen maktul ile sanığın tartıştıklarını gördüğünü, işyerindeki malzemelerde eksiklik olmadığını tespit ettiğine” ilişkin beyanı, Teknik Bilirkişi İsmail B. tarafından düzenlenen bila tarihli Bilirkişi Teknik Raporunda, sanık ile maktul arasında olay tarihinden bir hafta öncesine ilişkin WhatsApp yazışmalarında maktul ve sanığın karşılıklı olarak birbirlerine hakaretlerde bulunduklarına ilişkin tespit dikkate alındığında ilk derece mahkemesince sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle yapılan indirim oranının isabetli olduğu anlaşılmakla, hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Eksik İnceleme Yönünden
Olay ve Olgular başlığının (A-6) numaralı paragrafında ayrıntısına yer verilen … Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nin 27.09.2021 tarihli ”Otopsi” raporunun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin, eksik inceleme ile karar verildiğine, hareket ile meydana gelen netice arasındaki illiyet bağının kesilip kesilmediği hususunda yeniden rapor aldırılması gerektiğine yönelen temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 29.04.2022 tarihli ve 2022/1434 Esas, 2022/1498 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebeplerinde ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.