Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10621 E. 2023/1418 K. 29.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10621
KARAR NO : 2023/1418
KARAR TARİHİ : 29.03.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/268 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası,

62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2016 tarihli ve 2014/268 Esas, 2016/210 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/8065 Esas, 2020/13527 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme ile yetersiz nitelikteki rapor hükme esas alınarak hüküm kurulması ve mağdurun haksız tahrik kabul edilen eyleminin hükmün gerekçesinde denetime olanak verecek şekilde açıklanmaması nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/570 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve son fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasının infazına, 52 nci maddesinin son fıkrası uyarınca birer ay ara ile 20 eşit taksitle sanıktan tahsiline karar verilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.10.2022 tarihli ve 2021/159524 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; meşru savunmaya ve vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde alkollü bir mekanda mağdurun da taraf olduğu kalabalık bir kavga olayının yaşandığı, sanığın kavgayı ayırmak için araya girdiği, bu sırada kimliği tespit edilemeyen bir kişi tarafından sanığın başına şişe ile vurulduğu, sanık ile mağdurun ise önce karşılıklı birbirlerini yumrukla darp ettikleri ve ayrıldıkları, merdivende tekrar karşılaştıklarında mağdurun sanığa kırık bir bardak fırlattığı ancak isabet etmediği, sanığın da mağduru sol meme altından bir kez bıçakla yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı kabul edilmiştir.

2. Sanığın ikrar içeren savunması, mağdurun ve tanıkların beyanları, 21.05.2014 tarihli CD inceleme tutanağı, 20.05.2015 tarihli bilirkişi raporu, olay yeri basit krokisi, görgü ve tespit tutanağı, kolluk tarafından düzenlenen diğer tutanaklar, sanığın yaralanması hakkında düzenlenen Turgutlu Devlet Hastanesinin, 26.05.2014 tarihli ve 3069 numaralı kati adlî muayene raporu ile sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmı doğrultusunda aldırılan Adli Tıp Kurumu Manisa Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 31.12.2020 tarihli ve 2020/2018 sayılı; “…kesici delici alet yaralanması sonucu sol meme altındaki yaralanmanın göğüs boşluğuna nafiz olduğu anlaşıldığından; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif

derecede olmadığı, göğüs içi yaralanma tanımlandığından kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu…” görüşünü içerir raporu dava dosyasına eklenmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma Yönünden
Hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen ya da gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiller olarak kabul edilmesi ve somut olayda mağdurun sanığa kırık bardak fırlatması akabinde yani saldırı son erdikten sonra sanığın bıçakla mağduru yaralaması karşında, sanık lehine meşru savunma koşullarının oluşmadığı, mağdurun haksız eyleminin sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektireceği ve Mahkemece yasal ve yerinde gerekçelerle sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden
1. Sanık hakkında kurulan hükümde kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılırken, uygulanan kanun maddesinin 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi olarak hatalı gösterilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-1) paragrafında açıklanan nedenle Turgutlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2021 tarihli ve 2020/570 Esas, 2021/241 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA,

bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında kazanılmış hak nedeniyle uygulama yapılan paragrafta yer alan “CMK 283. maddesi” ibaresinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.03.2023 tarihinde karar verildi.