YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10625
KARAR NO : 2023/515
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2013/688 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.06.2015 tarihli ve 2013/688 Esas, 2015/321 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/6867 Esas, 2019/5666 Karar sayılı ilâmıyla;
“CGK’nin 05.02.2019 gün, 2017/308 Esas ve 2019/61 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1) ila ağır (6) derece şeklinde sınıflandırılması ve TCK’nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla (1/2) oranında artırılması öngörülmüş olması karşısında, mağdurun adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (2) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK’nin 3. maddesine göre orantılılık ilkesine aykırı olarak sanığın cezasından (1/3) oranında fazla artırım yapılması …,
“
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/226 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 25 inci maddesinin birinci fıkrası gereği meşru savunma kapsamında kaldığına,
2. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine,
3. Sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
4. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay gecesi temyiz dışı mağdur sanık…’ın arkadaşı … ile yolda yürürken sanık …’in hız yaparak aracını kullanması nedeniyle sanığı uyardığı, sanığın “seninle sonra görüşeceğiz” diyerek aracı ile uzaklaştıktan bir süre sonra kaldırımda çekirdek yemekte olan… ve …’un yanına temyiz dışı mağdur sanık ….., ile birlikte geldiği, sanığın…’a kafa atarak “seni kafaya taktım” dediği, …..,’ın orada bulunan bakkal dükkânına kaçtığı, sanığın ruhsatsız tabancası ile…’a ve…’ın arkadaşının ağabeyi olup kavgaya engel olmaya çalışan mağdur …’a ateş ederek…’ı adlî muayene raporuna göre basit tıbbi bir müdahale ile giderilemeyecek şekilde, ……,’ı ise sağ proksimalinde hayat fonksiyonlarına etkisi orta (2) derece olan fraktür meydana gelecek şekilde yaraladığı, sanığın yaralama eylemlerini gerçekleştirdikten sonra kaçtığı, ……,’a yönelik anlatılan eylem ile ruhsatsız tabanca taşıma suçu yönünden bozma öncesi kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onama üzerine kesinleştikleri anlaşılmıştır.
2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Mağdur aşamalarda değişmeyen istikrarlı anlatımlarda bulunmuştur.
4. Temyiz dışı mağdur sanıklar… .. ve Ünal ……’nun savunmaları ile tanıklar ……,…..,….., ……,., …., .’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;
a) Bağcılar Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 28.04.2013 tarihli ve 6147 sayılı;
“Bilinç açık, koopere, oryante, ateşli silah yaralanması olduğu, KVC notunda; sağ tibia ptoksimali anteriorda 1 adet 0,5 cm’lik muhtemelen giriş deliği, distal nabızlar palpabi, Ortopedi notunda; sağ diz distali tuberositisis tibia laterali ve medialinde 0,5×0,5 cm’lik giriş ve çıkış deliği olduğu, nörovasküler defisi olmadığı,”
b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 14.06.2013 tarihli;
“Mevcut tıbbî belgelere göre yaralanmasının,
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3) Vücutta kemik kırığı tarif edilmediği,”
c) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Bakırköy Adlî Tıp Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan, 27.05.2013 tarihli;
“…grafide sağ tibia proksimalinde fraktür olduğu,
Yaralanmasının,
1) Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı,
2) Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,
3) Vücudundaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Hafif (1), Orta (2-3) ve Ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını Orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,”
Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.
6. Olay yeri kamera görüntülerinin analiz edildiği 16.06.2015 tarihli bilirkişi raporu dava dosyasına eklenmiştir.
7. Kolluk güçlerince tanzim olunan Olay Yeri Görgü ve Tespit Tutanağı ile olay yeri basit krokisi dava dosyasında mevcuttur.
8. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 23.05.2013 tarihli ve BLS-2013/6052 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 03.06.2013 tarihli ve KİM-2013-25173 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 12.06.2013 tarihli ve KİM-2013-25175 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, İİstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 25.06.2013 tarihli ve BİY.2013/4316 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01.07.2013 tarihli ve BLS-2013/7522 uzmanlık numaralı uzmanlık raporu dava dosyasına eklenmiştir.
9. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Meşru Savunma ve Haksız Tahrik Yönünden
Mağdur … ile temyiz dışı mağdur sanık…’ın sanık tarafından silahla yaralandığı, sanığın olaydan hemen sonra kaçtığı ve kolluk güçlerince bir yıla yakın bir süre yakalanamadığı, sanık hakkında çıkarılan yakalama kararı üzerine yakalandığında alınan savunmasında olay sırasında kendisi ile temyiz dışı mağdur sanık …..’nun da karşı tarafça yaralandığına yönelik savunmasının bulunduğu anlaşılmış ise de; olayın gerçekleşmesinden önce aracı ile hız yapması nedeniyle mağdur sanık… tarafından uyarılan sanığın, mağdur sanık… ile aralarındaki ilk konuşmadan sonra olay yerinden ayrılıp bir süre sonra temin ettiği tabanca ile olay yerine geri döndüğü ve mağdur sanık… ile yeni bir tartışma başlattığı, ……., yakınlardaki bakkal dükkânına kaçarak sanığın eylemine maruz kalmaktan kurtulmaya çalıştığı hâlde sanığın peşinden giderek… ile birlikte kendisine engel olmaya çalışan
mağdur …’ı tabanca ile yaraladığı, mağdur …’ın sanığa yönelik eyleminin bulunmadığı, anlaşılmakla, somut olayda meşru savunma koşullarının bulunmadığı, mağdurun sanığa yönelik haksız davranışı olmadığı gibi ilk haksız hareketin sanıktan kaynaklandığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Lehe Hükümler Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdirî indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 2 yıl 11 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu, kaldı ki Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının sanığın lehine olduğu ve Mahkemece bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Vesair
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.09.2021 tarihli ve 2019/226 Esas, 2021/550 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.