Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10705 E. 2023/1944 K. 12.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10705
KARAR NO : 2023/1944
KARAR TARİHİ : 12.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2013/237 Esas ve 2016/5 Karar sayılı kararı

ile;
a) Sanık …’ın maktuller … ve …’i kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık …’in maktuller … ve …’i kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca iki kez müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2013/237 Esas ve 2016/5 Karar sayılı kararı kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.04.2021 tarihli ve 2018/3025 Esas 2021/7809 Karar sayılı kararı ile ”her iki sanık hakkında asgari düzeyde haksız tahrik uygulanması ve sanık … hakkında cezai ehliyetiyle ilgili raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/273 Esas 2022/182 Karar sayılı kararı ile;
a) Sanık …’ın maktuller … ve …’i kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca iki kez 18’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
b) Sanık …’in maktuller … ve …’i kasten öldürme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası, 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 üncü maddesi uyarınca iki kez 18’er yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri; sübuta, eksik araştırmaya, meşru savunmaya, haksız tahrike, lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, tahliye istemine, ilişkindir.
Sanık … ve müdafiinin temyiz istemleri; sübuta, meşru savunmaya, meşru müdafaada sınırın aşılmasına, cezai ehliyetinin bulunmadığına, haksız tahrikin derecesine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklar ile maktuller arasında suç tarihinden önce yaşanan ve bir kısmı Safranbolu Adliyesine intikal eden kavga ve tartışma olayları nedeniyle husumet oluştuğu, maktullerin 22.11.2007 tarihinde Tayyip Köyü Pazarkese mevkiinde ikamet eden …’nın evine gitmek için saat 17.00 sıralarında … Kaya’nın evinden çıktıkları, maktullerin yolunun sanıkların ikamet ettiği evin yakınından geçtiği, maktullerin geldiklerini gören sanıklar Saadettin ve Serkan’ın eylem ve fikir birliği içerisinde, ele geçirilemeyen av tüfekleriyle maktullere ateş edip her iki maktulü öldürdükleri, daha sonra maktulleri

kendilerine ait olan arazi içerisindeki kuyuya götürüp attıkları, maktullerin kaybolduklarını anlayan ailelerinin maktulleri aramaya başladıkları, olay yerine yakın bir yerde metruk bir bina içerisinde sanık …’ın maktullerin yakınları tarafından bulunduğu, sanık …’ın yakalandığında kendisine bir şey anlatılmadan maktullerin yakınlarına “ben yapmadım, ben yapmadım” dediği tüm aramalara rağmen maktullerin cesetlerinin bulunamaması nedeniyle sanıklar hakkında herhangi bir dava açılmadığı, sanıklar … ve …’ın köydeki hayvanlarını bir kaç ay içerisinde satarak köyü terk edip İstanbul iline yerleştikleri, yaklaşık 3 yıl sonra 24.01.2011 tarihinde maktul yakınlarının sanıkların ve sanık …’in kardeşi olan …’ın müşterek mülkiyetinde bulunan, … Fakih mevkiindeki evlerinin de bulunduğu bahçede yaptıkları araştırmada, sanıkların evlerinin bulunduğu yere 60-70 m mesafede üstü tahtalarla ve yaprak gazelleriyle kapatılmış olan bir su kuyusu buldukları, kuyu içerisinde ceset parçalarına rastlamaları nedeniyle olayı jandarmaya bildirdikleri, bir gün sonra mahallinde Cumhuriyet Savcısının refakatinde yapılan olay yeri incelemesinde; sanık …, kardeşleri … ve …’ın evlerinin bulunduğu kümeye yaklaşık 60-70 m mesafede ve yine sanık … ile kardeşlerine ait bahçe içerisinde, meşe ağaçlarının ve çalılıkların bulunduğu alanda 1,5 m genişliğinde ve 3,5 m derinliğinde muhtemelen su kuyusu olarak açılan ancak içerisinde yaprak, çer çöp ve odun parçaları gözüken kuru tabanlı kuyuda ceset parçalarına ulaşıldığı, akabinde yaptırılan DNA incelemesi neticesinde, ..İstanbul Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 29.09.2011 tarihli otopsi raporlarında, 2 nolu ceset olarak gönderilen cesedin maktul …’e ait olduğunun, 1 nolu ceset olarak gönderilen cesedin ise maktul …’e ait olduğunun, …’in cesedinde bir adet av tüfeği iri saçma tanesine rastlandığının, …’e ait ceset üzerinde de 3 adet av tüfeği iri saçma tanesine rastlandığının, her iki maktulün de ateşli silah yaralanması neticesinde vefat etmiş olduklarının tespit edildiği, anlaşılmıştır.

2. Sanıkların ikrar içeren savunmaları, katılanlar ve tanıkların beyanları, Safranbolu İlçe Jandarma Komutanlığının 31.01.2011 tarihli olay yeri inceleme raporu, Safranbolu Cumhuriyet Başsavcılığının 25.01.2011 tarihli olay yeri inceleme tutanağı ve ölü muayene, delil inceleme ve tasnif tutanağı, Safranbolu İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından tanzim edilen 24.01.2011 tarihli olay yeri tespit tutanağı, Jandarma Genel Komutanlığının 24.01.2011 tarihli uzmanlık raporu, Jandarma Genel Komutanlığının 17.03.2011 tarihli tabanca tetkikine ilişkin uzmanlık raporu, Jandarma Genel Komutanlığının cep telefonu ve SIM kart incelemesine ilişkin 27.04.2011 tarihli uzmanlık raporu, İstanbul ATK Biyoloji İhtisas Dairesinin 25.02.2011 tarihli raporları, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 29.09.2011 tarihli otopsi raporları, sanık …’ın kayınpederi … Karaoğlu’nun evinde ve eklentilerinde yapılan aramaya ilişkin 04.02.2011 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağı, İstanbul Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesinin sanık … hakkındaki 17.06.2015 tarihli raporu, İstanbul ATK 4. İhtisas Kurulunun sanık … hakkındaki 20.07.2015 tarihli raporu, ATK 1. Üst Kurulunca düzenlenen 18.01.2022 tarihli raporu, dosya içerisinde mevcuttur.

IV. GEREKÇE
Sanık … ve müdafiinin; sübuta, eksik araştırmaya, meşru savunmaya, haksız tahrike, lehine olan tüm hükümlerin uygulanması gerektiğine, tahliye istemine, sanık … ve müdafiinin; sübuta, meşru savunmaya, meşru savunmada sınırın aşılmasına, cezai ehliyetin bulunmadığına, haksız tahrikin derecesine yönelen temyiz sebepleri yönünden;

İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, maktullerin sanıkların evlerinin yakınından geçerken sanıklarla sözlü başlayan tartışmanın aksi ispat olunamayan sanık savunmalarına göre fiili saldırıya dönüşmesi üzerine sanıkların atılı suçu işledikleri, ancak suçun her iki sanık tarafından av tüfeği kullanılarak işlendiği gözetildiğinde somut olayda saldırı ve savunma arasında orantının bulunmaması nedeniyle meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktullerden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurumu ilgili Üst Kurulundan rapor aldırıldığı, rapor sonucuna göre sanık …’ın oybirliği ile cezai ehliyetinin tam olduğunun bildirildiği, dolayısıyla sanığın cezai ehliyetiyle ilgili aldırılan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karabük Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2022 tarihli 2021/273 Esas 2022/182 Karar sayılı kararında sanıklar ve müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafi ile sanık … ve müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.