YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10783
KARAR NO : 2023/330
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : İhmali davranışla kasten öldürme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkiSinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/295 Esas, 2021/190 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında ihmal suretiyle kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2022/226 Esas, 2022/361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi, 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ve 283 üncü maddesi de gözetilerek hükmün “İhmali davranışla kasten öldürme suçundan hüküm kurulurken öncelikle 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesi uygulandıktan sonra, aynı kanunun 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile ceza indirimine gidilmesi gerekirken, doğrudan 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile uygulama yapılması, sanığın, tanık …’ün kiraladığı yulaf ekili tarlaya tanık …’ün aracıyla gidip ekin tarlası içerisinde bir hareketlenme olduğunu görünce domuz olduğunu zannettiğinden bahisle 2 el ateş etmesi üzerine, yaralanan bir insanın bağırma sesini duyarak bir kişiyi vurmuş olabileceğini anladığı halde, herhangi bir şekilde ambulans ya da kolluk birimlerine haber vermeden tanık …’ün kullandığı araçla hızlıca araziden ayrıldığı olayda; Sanık hakkında temel ceza uygulandıktan sonra 15 yıl ile 20 yıl arasında hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan uygulama sırasında, sanığın başkasının hayatı ile ilgili tehlikeli bir durum oluşturan eylemi ve sonrasında kastının yoğunluğu ile ihmali davranışının ağırlığına göre üst sınıra yakın cezaya hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde cezanın 17 yıl hapis olarak belirlenmesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli ve 2022/110 Esas, 2022/160 Karar sayılı kararlarıyla sanık hakkında ihmal suretiyle kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 83 üncü maddesinin 3 üncü fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/2247 Esas ve 2022/2184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1. İddianamenin CMK’nın 225/1. maddesine aykırı düzenlendiğine,
2. Sanığın öldürme kastıyla hareket etmediği, taksirli hareket ettiği dikkate alınmadığından suç vasfının hatalı belirlendiğine,
3. Sanık hakkında eksik soruşturma ile hüküm kurulduğuna,
4. Cezanın teşdiden belirlenmesinin hatalı olduğuna,
5. Sanık hakkında takdîri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde kendine ait yulaf tarlasına av için akşam saatlerinde giden maktul …’ in ekin tarlasında domuz beklemeye başladığı, saat 23.00 sıralarında tarlanın içinden çıtırtılar gelmeye başlayınca ayağa kalktığı, silah sesi duyduğu, sol bacağından saçma taneleri ile yaralandığı, sabaha kadar orada beklediği, öğlen saatlerinde yola doğru sürünerek gittiği, yoldan geçen orman memurlarının ambulans çağırdığı ve hastaneye kaldırıldığı, 08.06.2020 tarihinde saat 10.30 sıralarında öldüğü otopsi raporunda ölümünün ateşli silah metalik cisim yaralanmasına bağlı büyük damar yaralanmalarından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğunun belirtildiği, bahse konu olayın gerçekleştiği tarlanın hakkında ek takipsizlik kararı verilen tanık Murat tarafından kiralanan tarla olduğu, olay tarihinde kiraladığı tarlaya, ekinleri yiyen domuzları vurmak için tanık ile sanığın birlikte gittikleri, tarlaya gittiklerinde saat 23.00 sıralarında sanığın ekinlerin arasında bir ses duyduğu ve domuz zannederek elindeki tüfek ile birden fazla kez ateş ettiği, akabinde bir kez bağırma sesi duyduğu, sanık …’ in bir kişiyi vurmuş olabileceğini tanık…a söylediği, tanığın bu durumu ikrar ettiği, sanığın tanıktan bağımsız olarak yardım çağırabilecekken yardım çağırmayarak, tanık Murat ile birlikte tanık…ın evine gelip bilahare kendi evine geçtiği anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar etmiştir.
3. Tanık…ın sanık anlatımı ile oluşa uygun düşen beyanı dosyada mevcuttur.
4. 05.06.2020 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında olayın meydana geldiği yerde bulunan yulaf tarlasındaki otların bir kısmının yere yatık vaziyette bir kısmının ise dik vaziyette olduğu, tarla içinde üzerinde kan lekeleri olan bir çift kahve rengi ayakkabı olduğu ve ayakkabının etrafı saçla kapatılmış olan bahçenin kroki üzerinde gösterilen kenarına yaklaşık 14 metre kroki üzerinde gösterilen toprak yola ise 18 metre mesafede olduğu, bahse konu ayakkabıya yaklaşık 65 metre mesafede üzeri çam ağaçları dalları ile kapatılmış bez kılıf içinde üzerinde maktule ait Medein Russia ibareleri ile fişek yatağı kısmında 05057562 rakam ibareleri bulunan 12 kalibre av tüfeği ve 24 adet 12 kalibre av fişeğinin bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür.
5. … Adlî Tıp Kurumu’nun 05.10.2020 tarihli otopsi raporunda maktulün “Ölümünün ateşli silah metalik cisim yaralanmasına bağlı büyük damar (popliteal arter ve ven, arteria tibialis posterior) yaralanmalarından gelişen dış kanama sonucu meydana gelmiş olduğu,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
6. Adlî Tıp Kurumu 1. Adlî Tıp Kurumu İhtisas Kurulu’nun 21.04.2021 karar tarihli mütalaasında, “Maktulün 03.06.2020 tarihinde maruz kaldığı av tüfeği saçma tanelerine bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, yaralanma sonrası vakit kaybetmeksizin 112 acil servisinin çağırılması ya da hastaneye götürülerek uygun tedavinin başlanması durumunda maktulün kurtulma ihtimalinin bulunduğu, ölüm olayında av tüfeği saçma tanelerine bağlı yaralanması dışında başkaca ortak nedenin bulunmadığı,” şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış ise de; 5237 sayılı Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile yapılan uygulama sırasında, sanığın başkasının hayatı ile ilgili tehlikeli bir durum oluşturan eylemi ve sonrasında kastının yoğunluğu ile ihmali davranışının ağırlığına göre üst sınıra yakın cezaya hükmedilip sanık aleyhine istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü uyarınca sonuç cezada kazanılmış hak düzenlemesi gözetilerek 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken Kanun’un 83 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince doğrudan 17 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sonuca etkili görülmeyen bu hususun eleştirilmesiyle yetinilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. İddianamenin CMK’nın 225/1. Maddesine Aykırı Düzenlenmesi
İncelenen dosya kapsamı ve iddianame metnine göre dava konusu fiilin ve suçun failinin açıkça gösterildiği, oluşun anlatıldığı, buna ilişkin kanıtların ifade edildiği ve olayla bağının kurulduğu, bu itibarla gerek CMK’nın 225/1. maddesine, gerekse aynı Kanun’un 170 ve 174 üncü maddelerine aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Suç Vasfı
Mahkemece suç vasfının tayin ve tespitine ilişkin, denetime imkân verir şekilde değerlendirme yapıldığı, olay gecesi tarlasına av için giden maktulün çalıların arasına saklandığı, aynı saatlerde sanık ve arkadaşı tanık…ın da tanığın tarlasındaki ekinleri domuzlardan korumak için silahlı bir şekilde tarlaya gittiği, çalıların arasında hareketlenme gören sanığın sesin geldiği yere doğru elindeki tüfek ile birden fazla kez ateş ettiği, maktulün bacağından saçma taneleri ile yaralandığı, akabinde sanığın bağırma sesi duyduğu ve yanlışlıkla bir kişiyi vurmuş olabileceğini kabul ettiği, yardım çağırabilecekken yardım çağırmadığı, sanığın maktule ateş etme şeklindeki davranışının maktulün hayatı için tehlikeli bir durum oluşturduğu ve sanığın maktul açısından oluşacak ölüm neticesini önleme yükümlülüğü altında olduğu, yani kendi kusurundan doğan zararı gidermek zorunda olduğu, ancak sanığın yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşıldığından, sanığın eyleminin ihmali davranışla kasten öldürme olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Eksik Soruşturma
Soruşturma ve kovuşturma sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı Adlî Tıp raporuyla fiil ve netice arasında nedensellik bağının uygun biçimde kurulduğu, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Cezanın Teşdiden Belirlenmesi
Sanık hakkında yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdîre göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
E. Takdîri İndirim
Sanığın olay sebebiyle pişmanlığını gösterir herhangi bir davranışının bulunmaması ve sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde olası etkileri dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdîri indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.07.2022 tarihli ve 2022/2247 Esas, 2022/2184 Karar sayılı kararında öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ve sanığın tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.