Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10799 E. 2023/1772 K. 06.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10799
KARAR NO : 2023/1772
KARAR TARİHİ : 06.04.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2017/749 Esas, 2019/460 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.06.2019 tarihli ve 2017/749 Esas, 2019/460 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 17.03.2020 tarihli ve 2020/2336 Esas, 2020/5268 Karar sayılı kararı ile “Dairemizin 07.11.2017 tarihli ilamında, “Sanığın tüm tedavi evrakları ile birlikte Adlî Tıp ilgili İhtisas Kuruluna gönderilerek suç tarihinde ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin raporunun alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinden” bahisle hükmün bozulduğu ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde, sanık hakkında Adlî Tıp Kurumu ilgili İhtisas Dairesinden rapor alınmaksızın, Namık Kemal Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinden alınan ve şahsın 12.01.2012 tarihindeki ruhsal durumu ile ilgili bir hükme varılmasının mümkün olmadığını belirten raporuna dayanılarak eksik kovuşturma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/224 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılan vekilinin, 26.10.2021 tarihli dilekçe ile hükmün onanmasını talep ettiği ve bu suretle temyizden vazgeçtiği belirtilerek dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan vekilinin temyiz istemi, vesaireye ilişkinir.
2. Sanık müdafiinin temyiz istemi, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması hususunun gerekçeli olmadığına, fazla ceza verildiğine, dava zamanaşımının olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık … ve temyiz dışı sanık …’ın bir restaurantta yemek yedikleri sırada …’ın alkol etkisiyle yüksek sesle konuştuğu, bu durumdan rahatsız olan müşterilerin rahatsız oldukları, … ile birlikte iş yeri dışına çıkan temyiz dışı müşteki …’a sinkaflı sözler ile hakaret ettiği, sonrasında katılan …’in, … ve …’ın yanlarına gelerek sessiz olmaları konusunda uyarıda bulunduğu, …’ın bu kez katılan …’e sinkaflı sözler ile hakaret ettiği ve “seni yaşatmayacağım, sabahı göremeyeceksin” gibi sözlerle katılan …’i tehdit ettiği, …’ın olay yerine gelen polis memurlarından …’in göğüs kısmından ittirerek “siz kimsiniz ulan bana dokunuyorsunuz” şeklinde sözler ile görevi yapmasına engel olduğu, ardından …’ın, katılan …’i sanık …’e göstererek “vur ilerle” diyerek azmettirmesi sonucu sanık …’in katılan …’in bacağına tek el ateş ettiği belirlenmiştir.

2. Sanık beyanlarında üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar etmiştir.

3. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 28.02.2013 tarihli raporuna göre, katılanın sağ femur alt 1/3 medialde ateşli silah deliği olduğu, yaralanmanın, basit tıbbî müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (5) nitelikte olduğu tespit edilmiştir.

4. Adlî Tıp Kurumu … Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün, 08.10.2013 tarihli raporuna göre, katılandaki yaralanmanın organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi niteliğinde olmadığı tespit edilmiştir.

5. Sanığın, cezai ehliyet yönünden;
a. Dr. … Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinin, 22.01.2014 tarihli raporuna göre, sanığın, işlediği iddia olunan suçların hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin bulunduğu, 5237 sayılı Kanun’un 32 nci maddesi kapsamında değerlendirilebilecek bir psikiyatrik hastalığı bulunmadığı,
b. Namık Kemal Üniversitesi Rektörlüğü Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünün, 27.03.2019 tarihli raporuna göre, sanığın suç tarihindeki ruhsal durumu ile ilgili hükme varmanın mümkün olmadığı,
c. Adlî Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunun, 28.06.2021 tarihli raporuna göre, sanığın cezai sorumluluğunun tam olduğu belirlenmiştir.

6. Tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları dosyada mevcuttur.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname
Katılan tarafından vekilinin yetkilendirildiğine dayanak Çorlu 6. Noterliğinin, 16.02.2012 tarihli ve 1702 yevmiye numaralı vekaletname içeriğinde, katılan vekilinin temyizden vazgeçmeyle yetkilendirilmediği anlaşıldığından, katılan vekilinin 07.10.2021 tarihli temyiz dilekçesi incelenmiştir.

B. Katılan Vekilinin Temyiz Nedenleri
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

C. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1. Temel Ceza Belirlenirken Gerekçe Belirtilmediği
Mahkemece, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulama yapılırken, “suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki” şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dava Zamanaşımı
Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkumiyet kararı verildiği, anılan suçun 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca 15 yıllık dava zamanaşımına tabi olduğu anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Fazla Ceza Tayini
Olay ve Olgular başlığının 3 numaralı paragrafında belirtilen adlî rapora göre katılandaki kırığın hayat fonksiyonlarına etkisinin ağır (5) nitelikte olduğunun tespit edildiği, buna göre 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca azami hadden ceza tayini şeklinde Mahkemece yapılan uygulamada hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.10.2021 tarihli ve 2020/224 Esas, 2021/602 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.04.2023 tarihinde karar verildi.