Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10814 E. 2023/221 K. 01.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10814
KARAR NO : 2023/221
KARAR TARİHİ : 01.02.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2020 tarihli ve 2019/308 Esas, 2020/130 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi, aynı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/1314 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafilerinin temyiz sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Sübuta ve beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Meşru müdafaaya,
4. Suç vasfına,
5. Haksız tahrikin üst hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

B. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri
1. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna,
2. Suç vasfına,

3. Haksız tahrikin alt hadden uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık ve katılan …’in trafikte yaşadıkları sürtüşme nedeniyle başlayan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, bu kavga sırasında sanığın katılan …’i vücudunun bir kaç yerinden bıçakladığı, katılan … hakkında alınan ATK raporuna göre yaralanmasının BTM ile giderilebilecek hafif nitelikte olmadığı, hayati tehlike geçirdiği, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olduğunun anlaşıldığı, katılan …’in kendisini sanık …’nin bıçakladığını beyan ettiği, kamera görüntülerinde sanık ile katılan …’in yaklaşık bir iki dakika boyunca kavga ettikleri ve sanık olduğu değerlendirilen kişinin kavga ettiği diğer kişiye seri bir şekilde vurduğunun gözüktüğü, sanığın eylemine devam edip katılan …’i öldürme sonucunu gerçekleştirme imkanı bulunmasına rağmen eylemine devam etmeyerek sonlandırması birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

Olayda ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığı tespit edilemediğinden, bu durum sanık lehine yorumlanarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği 1/4 oranda indirim uygulandığı belirlenmiştir.

2. Sanık, üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Katılan …’in elinde bıçak olduğu halde yere düştüğünü ve yaralanmasının bu şekilde olabileceğini ya da kavgadan sonra başka birinin katılan …’i yaralamış olabileceğini beyan etmiştir.

3. Katılan … hakkında tanzim olunan KTÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 02.03.2017 tarihli raporunda; şahsın karın, göğüs ve sırttan yaralanması olduğu, dalak yaralanmasına sebep olan kesici delici alet yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu, organlarından birinin işlevinin yitirilmesine sebep olduğu belirtilmiştir.

4. Tanık Banu’nun anlatımları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Olay anına ait görüntüler ve CD izleme tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın aracı ile ara sokaktan yola çıkarken katılan …’in kullandığı aracın gelerek ön yolcu koltuğu hizasından sanığın arabasına çarptığı, daha sonra katılan …’in biraz ileride aracını sanığın aracının üzerine kırarak durduğu, katılan …’in aracından hızlı bir şekilde inerek sanığa bağırdığı, sanığın da aracından indiği, aralarında tartışma olduğu, alkolün de etkisiyle tartışmanın büyüdüğü, aralarında itişme olduğu, katılan …’in “arabada silah var seni vuracağım” demesiyle tanık Banu’nun araçta silah varsa bulabilir miyim düşüncesiyle katılanın aracına koşup baktığı, bunun üzerine katılan …’in koşarak tanığın yanına gittiği ve tanığa eliyle vurduğu, kız arkadaşının dayak yediğini gören

sanığın tepki gösterdiği, bu sırada katılan …’in elinde bir bıçak olduğunu gören tanığın erkek arkadaşını uyardığı, sanığın elinden basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı ve ele geçirilemeyen bıçak ile katılan …’i hayati tehlike geçirmesine neden olacak basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve dalağının ameliyat ile alınması itibariyle organlarından birinin işlevini yitirecek şekilde karın, göğüs ve sırtından yaraladığı, sanığın tek bir bıçak darbesinden sonra eylemine son vermeyip devam ettiği, katılan …’i o haliyle olay yerinde bıraktığı, yardım çağırmadığı anlaşılmakla; sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulduğu belirlenmiştir.

2. Katılan …’den sanığa yönelen ve haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği 1/2 oranda indirim uygulandığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Sanık Müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının Eksik İnceleme ile Hüküm Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın oluşa ilişkin beyanları ile uyumlu olay yerini gösteren kamera kayıtları ve katılan hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Müdafilerinin Sübuta ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Her ne kadar sanık katılanı kendisinin yaralamadığını, katılanın elinde bıçakla yere düştüğü sırada ya da kavgalarından sonra başka biri tarafından yaralanmış olabileceği şeklinde savunma yapmış ise de; katılanın aşamalarda değişmeyen kendisini sanığın yaraladığı şeklinde beyanları, katılanın sırt üstü düşmesi sonucunda göğsünde ve vücudunun birden fazla yerinden yaralanmasının mümkün olamayacağı, olay yerini gösteren kamera kayıtlarının izlenmesi sonucunda sanığın katılana doğru ve hızlı bir şekilde birden fazla hamle yaptığının görüldüğü, sanığın olaydan sonra kaçtığı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın savunmasına itibar edilmeyerek eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık Müdafilerinin Meşru Müdafaaya İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın, suç aleti olan bıçağı kullanış biçimi ve katılanın hayati önem taşıyan bölgelerine birden çok kez vurmak suretiyle kendisine yönelen eyleme göre orantısız şekilde hareket etmesi nedeniyle sanığın eyleminin, meşru müdafaa kapsamında olmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanık Müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının Suç Vasfına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın olay sırasında kullandığı bıçağın öldürmeye elverişli olduğu, katılanda meydana gelen yaralanmaların yeri, nitelikleri ve nicelikleri, sanığın olay sonrasında yardım çağırmaması ve kaçması birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Sanık Müdafileri ile Cumhuriyet Savcısının Haksız Tahrik İndiriminin Derecesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Aşırı derecede alkollü olan katılanın sevk ve idaresindeki aracı ile önce sanığın aracına çarptığı, ardından aracını sanığın aracının önüne kırarak durmasına sebebiyet verdiği, küfür ederek saldırgan bir tavırla sanığa saldırdığı, sanığın kız arkadaşını darp ettiği, sanık ve kız arkadaşını tehdit ettiği anlaşılmakla, ilk haksız hareketin katılandan kaynaklandığı ve sonrasında devam ettiği, haksız hareketin türü ve haksızlık içeriği dikkate alındığında, sanık hakkında takdir olunan haksız tahrik indiriminin miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli ve 2020/1314 Esas, 2021/207 Karar sayılı kararında sanık müdafileri ile Cumhuriyet Savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

01.02.2023 tarihinde karar verildi.