YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10816
KARAR NO : 2023/964
KARAR TARİHİ : 13.03.2023
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararının hükümlü müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/238 Esas, 2018/768 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (a), aynı maddenin aynı fıkrasının (b) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.12.2018 tarihli ve 2017/238 Esas, 2018/768 Karar sayılı kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi üzerine Adalet Bakanlığının talebi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istemi üzerine Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ve 2020/19459 Esas, 2020/11831 Karar sayılı ilâmıyla;
“Kasten basit yaralama eylemini beden ve ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan oğluna karşı gerçekleştiren sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesine göre temel adli para cezasının aynı olayda iki nitelikli halin TCK’nin 86/3-a ve 86/3-b maddelerinin birleşmesi nedeniyle alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerekmektedir. TCK’nin 86/3. maddesindeki kasten yaralama suçunun nitelikleri hallerinin birden fazla olması durumunda bir kez artırım yapılacağı, her bir nitelikli hal için ayrı ayrı artırım yapılamayacağı gözetilmeden TCK’nin 86/2. maddesine göre belirlenen temel cezanın TCK’nin 86/3-a maddesine göre (½) oranında artırılmasının ardından TCK’nin 86/3-b maddesine göre tekrar (½) oranında artırılması suretiyle mükerrer artırım yapılmasında isabet görülmemiştir.”
Nedeniyle kanun yararına bozulmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca sanığın 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği 6 ay hapis cezası ile cezalandırılması, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri gereği cezasında (1/2) oranında artırım yapılarak 9 ay hapis cezası ile cezalandırılması, infazın bu şekilde yapılması ve hükmün diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle bozma ilâmında belirlenen şekilde infazın yapılmasına karar verilmiştir.
İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verildiği tespit edilmiştir.
Yargıtay (Birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 28.09.2020 tarihli ilâmında belirlenen şekilde cezanın infaz edilmesi gerektiği dikkate alınmadan Mahkemenin dosyayı yeniden ele alarak verdiği 26.10.2021 tarihli ve 2021/59 Esas, 2021/412 Karar sayılı kararının hukukî değerden yoksun bulunduğu belirlenmekle verilen kararın hüküm niteliğinde olmaması nedeniyle temyiz incelemesine tabi olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
Esası incelenmeyen dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.03.2023 tarihinde karar verildi.