Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2022/10869 E. 2023/716 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10869
KARAR NO : 2023/716
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2017/411 Esas, 2018/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve

üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/939 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının, katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.09.2019 tarihli ve 2019/2041 Esas, 2019/3655 Karar sayılı ilâmı ile özetle; sanığın kastının doğrudan öldürmeye yönelik olduğu bu nedenle kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği ve haksız tahrik oranının alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle uygulanması nedenleriyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

4. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.02.2020 tarihli ve 2019/355 Esas, 2020/48 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilâmına direnilerek sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021 tarihli ve 2020/1-446 Esas, 2021/230 Karar sayılı ilâmı ile özetle;
a) Sanığın eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini,
b) Sanık hakkında haksız tahrik nedeniyle makul oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle fazla ceza tayini, isabetsizliklerinden BOZULMASINA, karar verilerek, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

6. Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar karar verilerek dava dosyası, 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılanlar vekilinin temyiz istemi; kazanılmış hakkın bulunmadığına, ceza miktarına ilişkindir.
2. Sanık müdafinin temyiz istemi; meşru savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile maktulün olay tarihinden önce nişanlı oldukları ve evlilik hazırlığı yaptıkları, maktulün olay günü 16:30 sıralarında evdeki mobilyalara ilişkin eksikleri gidermek üzere evin anahtarlarını almak için sanığın evine gittiği, burada sanık ile maktul arasında gün içerisinde yapılan telefon görüşmelerinin devamı niteliğinde münakaşa yaşandığı sırada maktulün sanığa elektrikli süpürgenin sap kısmı ile vurması üzerine sanığın yaralandığı, sanığın evin mutfak kısmına doğru kaçtığı, mutfaktan ele geçirdiği bıçağı maktule sallayarak sol göğüs bölgesine isabet ettirdiği ve sonrasında maktulü dışarıda bekleyen arkadaşlarına seslenip çağırması üzerine hastaneye götürdükleri ancak maktulün tek bıçak darbesiyle iç organ kesisinden gelişen iç kanama sonucu öldüğü anlaşılan olayda sanığın maktule yönelik haksız tahrik altında kasten öldürme suçunu işlediği ve buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.

2. Sanığın ikrar içeren savunması, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, olay yeri krokisi, Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı Morg İhtisas Dairesince tanzim olunan, 21.09.2017 tarihli otopsi tutanağı, sanığa ait güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Mahkemece Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021 tarihli ve 2020/1-446 Esas, 2021/230 Karar sayılı bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV.GEREKÇE
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Karar başlığında suç adının kasten öldürme olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
1. Ceza Miktarı Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (5) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, hükümde ceza miktarı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kazanılmış Hakkın Bulunmadığına Yönelen
Sanık hakkında Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.05.2016 tarihli ve 2017/411 Esas, 2018/128 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan hükmolunan netice cezanın, 8 yıl 9 ay hapis cezası olarak belirlendiği, mezkûr hükmün Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/939 Esas, 2018/1100 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği, verilen kararın sanık tarafından temyiz edildiği ancak katılanlara usulüne uygun olarak tebliğ yapılmasına rağmen temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 01.06.2021 tarihli ve 2020/1-446 Esas, 2021/230 Karar sayılı bozma ilâmı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında kurulan hükümde, sanığın kazanılmış hakkının korunmasına karar verilmesi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Meşru Savunma Yönünden
Hukuka uygunluk nedenlerinden biri olarak 5237 sayılı Kanun’ un 25 inci maddesinde düzenlenen meşru savunmanın yargısal kararlarda ve öğretide; bir kimsenin, gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakkı hedef alan, gerçekleşen veya gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı, saldırı ile eş zamanlı olarak hal ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde, kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak mecburiyetiyle saldırıda bulunan kişiye karşı işlediği ve hukuk düzenince meşru kabul edilen fiiller olarak kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında meşru savunma hükümlerinin uygulanmaması yönünden hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Adil Yargılanma Hakkının İhlal Edildiği Yönünden
Sanığın suçlamayı kabul ettiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin açık bir şekilde anlaşıldığı, sanığın eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında, suçun vasıflandırılmasında bir isabetsizlik görülmediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, eyleme uyan suç vasfına uygun yaptırımların belirlendiği anlaşıldığından, hükümde adil yargılanma hakkı yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2021/369 Esas, 2021/456 Karar sayılı kararında katılanlar vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği reddiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.