YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10905
KARAR NO : 2023/1558
KARAR TARİHİ : 03.04.2023
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/377 Esas, 2016/160 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci
fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hükmün Cumhuriyet savcısı (aleyhe) ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 10.03.2021 tarihli ve 2020/3437 Esas, 2021/3786 Karar sayılı kararı ile, kasten öldürmeye teşebbüste 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi gereği eksik cezaya hükmedildiği, makul bir ceza tayini gerektiğinden bahisle bozulmasına,
3. İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/121 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi; suça sürüklenen çocuğu öldürme kastı bulunmadığına, haksız tahrikin oranına, ceza miktarına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın garson olarak çalıştığı çay bahçesine gelen suça sürüklenen çocuk … ile hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen diğer suça sürüklenen çocuk …’in çay istediği, çaylarının katılan tarafından getirilmediğini iddia eden … ile …’in katılanı çağırdıkları, iddialarına göre katılanın kendilerine küfür edip terslediği, bu sebepten çıkan tartışmada suça sürüklenen çocuk …’ın bıçakla katılanı göğüs bölgesinden bir darbe ile yaraladığı, katılanın kalbe nafiz kesi nedeniyle hayati tehlike geçirdiği, elverişli vasıta ile hedef alınan vücut bölgesi ve yaralanmanın niteliği gözetildiğinde, suça sürüklenen çocuğun kasten öldürmeye teşebbüs suçunu işlediği, aksi kanıtlanamayan savunmalara göre katılanın küfür edip ters davranması nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin suça sürüklenen çocuk lehine uygulandığı anlaşılmıştır.
2. Katılan ve tanık anlatımları, suça sürüklenen çocuk savunmaları, adli rapor, tutanaklar, bozma öncesi ve sonrası yargılama sürecine ait tüm evraklar dosya arasında bulunmaktadır.
3. Hukukî süreç başlığı altında (2) numarada gösterilen bozma ilâmının gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Ceza miktarına yönelik,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm kurulurken, eylemi neticesinde katılanda meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı karşısında müebbet hapis cezası için dokuz yıldan onbeş yıla kadar ceza öngören 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca takdir edilen ceza miktarında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Haksız tahrikin oranına yönelik,
Katılanın olay anında sanığa hakaret içeren sözler söylemesi ve terslemesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği katılandan kaynaklanan haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak, asgari düzeyde indirim yapılmasında isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Suç vasfına yönelik,
Suçta kullandığı aletin elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ile katılanda meydana gelen yaralanmanın yeri ve niteliği dikkate alındığında kastın öldürmeye yönelik olduğu hususunda Mahkemece yapılan tespitte hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.06.2021 tarihli ve 2021/121 Esas, 2021/152 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2023 tarihinde karar verildi.