YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/10944
KARAR NO : 2023/341
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Eşini kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.06.2019 Tarihli ve 2019/53 Esas, 2019/239 Karar Sayılı Kararı
Sanık hakkında eşi mağdura yönelik neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (e) bentleri, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.01.2021 Tarihli ve 2020/592 Esas, 2021/45 Karar Sayılı Kararı
Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının (aleyhe) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında eşi mağduru kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun arkadaşı olan tanık ….., ile birlikte olay günü Abant Garden Restaurant’a eğlenmek amacıyla gittikleri, bir müddet alkol alıp eğlendikleri, aynı mekanda farklı bir masada oturan tanık …..,’nin mağdurun boşanma aşamasındaki eşi sanığı aradığı ve kocasının restaurantta olduğunu, oryantellere para taktığını kendisinin gelip görmesini söylediği, sanığın restauranta gelerek tanık …..,’nin masasına oturduğu, mağdurun sanığı görmesi üzerine oryantallere para takarak sanığa baktığı, bunun üzerine ikili arasında tartışma başladığı, mağdurun sanığa sinkaflı sözlerle hakarette bulunduğu, ardından restorandan beraber dışarı çıktıkları, tartışmanın hararetlenmesi üzerine sanığın çantasından çıkardığı meyve bıçağını mağdurun karnına ve kalçasına sapladığı, yaralanan mağdurun restaurantın önüne geldiği ve orada bulunan kişilere bıçaklandığını söylediği, sanığın da mağdurun arkasından gelerek nasıl olduğuna baktığı restaurant çalışanının sanığın elinden bıçağı aldığı olayın bu şekilde vuku bulduğu anlaşılmıştır.
Suç vasfı;
Sanık … mağdur hakkında boşanma kararı verildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği, tarafların tekrar bir araya gelmek için görüştükleri, mağdurun 13.12.2018 tarihli kolluk beyanında sanık ile aralarında hiçbir husumetin olmadığını açıkça beyan ettiği, olayın mağdurun sanığı kıskandırmak istemesi nedeniyle işlendiği, taraflar arasında husumet olmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, mağdurun evde kullandığı meyve bıçağı ile olay yerine geldiği, restaurant çalışanlarının bu bıçağın kendilerine ait olmadığı beyanıyla bu hususun doğrulandığı, bıçağın 6136 sayılı Kanun’a aykırı niteliğe haiz olmadığı, meyve bıçağının nitelik olarak öldürmeye elverişli yerlere saplanması halinde öldürmeye elverişli vasıtalardan olabileceği ancak tabanca ya da daha büyük bıçaklar gibi daha ağır vasıtalara göre hafif nitelikte olduğu, darbe sayısı ve şiddeti değerlendirildiğinde, sanığın tartışmanın şiddetlenmesi üzerine mağdura 2 kez bıçak sapladığı, sanığın bıçağı mağdurun karnına sapladığı, mağdurun bıçağı tutması üzerine elinin de kesildiği, daha sonra kalça bölgesine bıçağı sapladığı, mağdurun hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, ancak mağdurun hayati önem arz edecek yerleri olan baş, boğaz, kalp gibi yerleri yerine ikincil hayati önem arzeden karın boşluğuna ve kalçasına bıçağın saplandığı, tanık H. T.’nin ”Mağdurun bıçaklandıktan sonra restauranta doğru koştuğunu, eşi sanığın da arkasından koştuğunu ancak koşmasının yeniden bıçaklamaya yönelik olmadığı..” yönündeki beyanı, mağdurun da ”Eşinin kendi arkasından ne olduğunu anlamak için geldiği..” doğrultusundaki ifadesi değerlendirilmiş, mağdurun eylemine kendiliğinden son verdiği, orada bulunan garsona bıçağını teslim ettiği, mağdur yaralandıktan sonra gerekli güvenlik önlemleri alınarak sanığın yakalandığı, sanığın mağdura yönelik herhangi bir davranışı olmadığı, tarafların tekrar barıştıkları ve bir araya gelmeyi düşündükleri, sanığın öldürme kastı ile hareket edecek olsa mağduru yanında silah getirerek öldürebileceği veya buluştuklarında öldürme eylemini başka şekillerde gerçekleştirebileceği, sanığın içerisinde bulunduğu kıskançlık duygusu ve mağdurun kendi beyanlarıyla ikrar ettiği üzere sinkaflı küfürleri neticesinde eylemin gerçekleştiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaatine varılmıştır.
2. Sanığın üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Mağdur aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.
4. Tanıklar …..,…..,…..,.,….,…, . ve ‘nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. 05.12.2018 tarihli Olay Yeri Görgü Tespit Tutanağı dava dosyasında bulunmaktadır.
6. Bolu İzzet Baysal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin 27.12.2018 tarihli adli muayene raporunda;
Mağdur …’nin; ”Sağ el 2. parmakta 3×01 cm kesi, batın sağ alt kadranda 2,5×0,2 cm kesi, göbek deliğinin 10 cm yukarısında toplamda 23 cm’lik üzerinde sütür materyalleri bulunan yara mevcut olup, tam kat ince barsak yaralanması, sağ iliak ven yaralanması, retroperitoneal hematom ve hemoperitoneuma neden olan yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilmeyeceği, hayati tehlikeye neden olduğu..”
Şeklinde görüş açıklandığı görülmüştür.
7. Sanığın güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak;
1- Suç Vasfı Yönünden
…sanığın yanında getirdiği anlaşılan ve restoranta ait olmadığı tespit edilen bıçak ile mağdura vurduğu ve kendisinden kaçmaya çalışan mağduru eylemini devam ettirmek gayesiyle elindeki bıçak ile kovaladığı, mekandan çıkan garson tanıklardan birinin kendisini engelleyip etkisiz hale getirmesi ve bıçağı sanığın elinden alması sebebiyle eylemini tamamlayamadığı, mağdurdaki bıçak darbelerinin tam kat ince barsak yaralanmasına, sağ iliak ven yaralanmasına, retroperitoneal hematoma, hemoperitoneuma ve yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğu, sanığın mağduru bıçakla kovalaması ve başkasının kendisine müdahale etmesi sebebiyle eylemini tamamlayamamış olması, hedef alınan bölgenin hayati önem arz etmesi, mağdurdaki yaralanmanın niteliği itibariyle darbenin şiddeti nazara alındığından sanığın ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu halde, nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması isabetsizliğine yer verildiği ve İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden kurulan hükümde sanığın, eşi mağdura yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2- Haksız Tahrik Yönünden
Evlilik birlikleri halen devam eden mağdurun güvensiz hareketlerde bulunması, restoran ortamında alkollü vaziyette eşini tahrik ve tahkir amacıyla yapmış olduğu hareketler, eşi olan sanığa hakaret içeren beyanlarda bulunması şeklinde gerçekleşen haksız hareketlerinin ulaştığı boyut dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmolunan cezadan (1/2) oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık ile mağdurun 16.10.2018 tarihinde boşanmak amacıyla Bolu Aile Mahkemesine müracaat ettikleri ve 26.11.2018 tarihinde anlaşmalı olarak boşandıkları ancak kararın henüz kesinleşmediği bir süreçte mağdurundan kaynaklanıp sanığa yönelen davranışların ulaştığı boyut nazara alınarak 5237 sayılı Kanun’un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin asgari hadden uygulanması yerine, yazılı şekilde (1/2) oranında yapılması suretiyle sanığa eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Suç Vasfı Yönünden
Mağdurun aşamalardaki istikrarlı anlatımlarını desteleyen tanık….’nin olayın sıcaklığı ile alınan 18.12.2018 tarihli kolluk beyanında, ”.. mağdur koşarak içeri gelirken beni bıçakladılar diye bağırıyordu, sanığın elinde bıçak görünce başka bir zarar ve ya yaralanma olmasın diye bir anlık refleksle kadını tuttum.” şeklinde bilgi sahibi sıfatıyla aktarımda bulunması, tanık ….’nin ise, ”.. bir müddet sonra dışarıdan bağırtı sesi geldi, çıkıp baktığımda sanığın elinde bıçak, mağdurun ise yerde yattığını, karın boşluğunda kanama olduğunu gördüm, şahısları ayırıp 112 Acil Servis ve Jandarma Karakoluna olayla ilgili bilgi verildi.” şeklindeki ifade tutanağı göz önünde bulundurulduğunda, sanığın yanında getirdiği anlaşılan ve restoranta ait olmadığı tespit edilen bıçak ile mağdura iki kez vurduğu ve elindeki bıçakla kendisinden kaçmaya çalışan mağduru eylemini devam ettirmek gayesiyle kovaladığı, işyerinden çıkan garson tanıklar…. ve….’nin sanığı engelleyip etkisiz hale getirip bıçağı sanığın elinden almaları sebebiyle eylemini tamamlayamadığı, mağdurdaki bıçak darbelerinin tam kat ince barsak yaralanmasına, sağ iliak ven yaralanmasına, retroperitoneal hematoma ve hemoperitoneuma yol açması sonucu yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun raporlandığı, hedef alınan bölgenin hayati önem arz etmesi, mağdurdaki yaralanmaların niteliği itibariyle darbelerin şiddeti, işlemeyi kastettiği suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması nazara alındığında; sanığın eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla, suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2020/592 Esas, 2021/45 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebeplerinde ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.