YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11015
KARAR NO : 2023/356
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten öldürme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 307 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bozma üzerine verilen kararın Yargıtay tarafınca incelenmesi gerektiği, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/68 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/1614 Esas, 2018/1376 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2018 tarihli ve 2018/1614 Esas, 2018/1376 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Ceza Dairesinin, 24.09.2019 tarihli ve 2019/2235 Esas, 2019/3887 Karar sayılı ilâmıyla;
“Sanığın emekli olduktan sonra maktul ve ortak çocuklarıyla birlikte Gaziantep’e taşındığı, 2015 yılında sanık ve maktulün boşandığı, 19/09/2016 tarihinde sanığın kendi evini maddi sorunlar nedeniyle boşaltarak maktulün çocuklarıyla oturduğu eve gittiği, burada yaşamaya başladığı, olay günü maktul ve sanığın ortak çocukları Nursude’nin okul kaydını yaptırmak için araçla evden ayrıldıkları, sanığın aksi ispatlanamayan savunmalarına göre aralarında eski meselelerden dolayı tartışma çıktığı, bunun üzerine sanığın önce aracın kapı cebinde bulunan bıçak ile maktulü baldır kısmından yaraladığı, tartışmanın artarak devam etmesi üzerine yakalama esnasında ele geçirilen Sarsılmaz Kılınç 2000 mega marka T1102-12U04814 seri numaralı ruhsatlı tabancası ile farklı mesafelerden kafa, göğüs ve karın bölgesine beş el ateş ederek maktulü olay yerinde öldürdüğü olayda;
Tasarlamanın oluşması için, bir kimseye karşı belli bir suçu işleme kararının verilmesi, suç işleme kararı ile fiilin icrası arasında makul bir sürenin geçmesi, bu süre içerisinde sebat ve ısrar gösterilerek karardan dönülmemesi gerekmekte olup, incelemeye konu somut olayda, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının tam olarak tesbit edilemediği bu itibarla tasarlamanın koşulları bulunmadığından, sanık hakkında TCK’nın 82/1-a maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
4. Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/527 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Kurum Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun tasarlanarak işlendiğine,
2. Takdîri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine,
İlişkindir.
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi;
Haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyizin kapsamına göre İlk Derece Mahkemesinin bozma üzerine kabulünün;
Sanığın emekli olduktan sonra maktul ve ortak çocuklarıyla birlikte Gaziantep’e taşındığı, emekli olduktan sonra boşluğa düşerek alkol ve uyuşturucu kullanmaya başladığı, anlaşamayan tarafların 2016 yılında mahkeme kararıyla resmen boşandıkları, sanığın sonrasında maktulle bir araya gelmeye çalıştığı ancak kötü alışkanlıklarına devam etmesi sebebiyle bir araya gelemedikleri, bir süre sonra sanığın kendi evini maddi sorunlar nedeniyle boşaltarak maktulün çocuklarıyla oturduğu eve giderek burada yaşamaya başladığı, olay günü maktul ve sanığın ortak çocukları Nursude’nin okul kaydını yaptırmak için araçla evden ayrıldıkları, sanığın aksi ispatlanamayan savunmalarına göre aralarında eski meselelerden dolayı tartışma çıktığı, bunun üzerine sanığın önce aracın kapı cebinde bulunan bıçak ile maktulü baldır kısmından yaraladığı, tartışmanın artarak devam etmesi üzerine yakalama esnasında ele geçirilen ruhsatlı tabancası ile farklı mesafelerden kafa, göğüs ve karın bölgesine beş el ateş ederek maktulü olay yerinde öldürdüğü şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık üzerine atılı suçu ikrar etmiştir
3. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur.
4. Maktulün kesin ölüm sebebine ilişkin tanzim olunan, 19.09.2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağına göre;
“Kişinin ölüm nedeninin ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı oluşan ulna, kostovertebral eklem, kafatası kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, beyin kanaması, iç organ yaralanmasından gelişen kanama sonucu meydana geldiği,”
Kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
5. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereğinin yerine getirildiği tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tasarlama Yönünden
Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta ayrıntılarına yer verilen Yargıtay bozma ilâmının içeriği karşısında, mezkûr ilâma uyma kararı veren Mahkemece suç vasfının belirlenmesinde ve buna göre sanık hakkında tasarlama nitelikli halinin uygulanmamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Haksız Tahrik Yönünden
Sanık ve müdafii, maktulün, sanığı H.S. isimli şahısla aldattığı, sanığın bu olay nedeniyle öfkeye kapıldığı ve olay sırasında da maktulün sanığa çok ağır hakaretler ettiğini savunmuşlar ise de; sanığın maktul …’ı öldürdükten üç gün sonra H.S.’yi de öldürmesi nedeniyle … 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sırasında aynı aldatma iddiası ile ilgili yapılan araştırmalarda herhangi bir delile rastlanmadığı, getirtilen HTS kayıtlarına göre maktul ile H.S. arasında herhangi bir görüşme bulunmadığı, maktul ile H.S. arasında bir ilişki olduğuna dair hiçbir tanık beyanının bulunmadığı, maktulün çocuklarından …ile …’in bu durumu anlayabilecek yaşta ve olgunlukta oldukları ancak annelerinin hiçbir şekilde babalarını aldatmadığını, aksine babalarının sürekli olarak haksız yere annelerine iftira atarak evde huzursuzluk çıkarttığı ve dengesiz davranışlarda bulunduğunu ifade ettikleri, sanığın öz babası ve öz kardeşi olan tanıkların da aynı şekilde sanığın maktule iftira attığını belirttikleri, sanığın aldığı alkol ve uyuşturucunun etkisi ile kendi kendine böyle bir düşünceye kapılmasının kendi hatası olduğu, maktulün sanığı aldattığına dair somut inandırıcı hiçbir delilin elde edilemediği, sanığın daha az ceza almak amacıyla iddia ettiği soyut hususların haksız tahrik indirimi uygulanması için yeterli olmadığı, yine sanığın savunmasında maktulün olay sırasında kendisine ağza alınmayacak küfürler ve hakaretler ettiği iddiasının da gerçeği yansıtmadığı, tanık anlatımlarına göre maktulün sanıktan korktuğu, hatta korku nedeniyle şikayetçi dahi olamadığı, boşanmasına rağmen bu korku nedeniyle sanığı tekrar evine kabul ettiği, böyle bir ruh hali içinde olan maktulün tenha bir yerde sanıkla baş başa iken sanığa bu şekilde hakaret etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın daha az ceza alabilmek için böyle bir savunma içine girdiğinin anlaşıldığı, kaldı ki maktule ağır bir ithamda bulunan ve kendisini darp edip bıçaklayan sanığın bu hareketlerine karşın maktulün hakaretle karşılık vermesinin de son derece olağan bir durum olduğu, bunun ise haksız tahrik hükümlerinin uygulanması için bir neden olmadığı anlaşıldığından, sanık lehine haksız tahrik hükmünün uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Takdîri İndirim Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdîri indirim sebebi uygulanmasının, hükmü veren Mahkemenin takdîrinde olduğu, Mahkemece sanık hakkında kurulan hükümde, “Sanığın duruşma sürecine yansıyan iyi hali lehine takdîri indirim nedeni kabul edilerek…” şeklindeki gerekçeyle takdîri indirim sebebinin uygulanmasına karar verildiği, Mahkemenin takdîr yetkisinin yerinde, yeterli ve kanunî bir gerekçeye dayandığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.02.2020 tarihli ve 2019/527 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararında katılan Kurum vekili ile sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Gaziantep 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.